top of page

100 GÜNDE YELKENLİ İLE SİNGAPUR'A - BÖLÜM 8

Akay VİRAN 81'Gv


Phang Nga Bay, Melaka Boğazı,

M/V Elevit ve Birol ağabey,

Selamat Datang Malaysia.


Phuket adasının doğusunda bulunan Phang Nga Bay birçok ufak adaya ve tropik güzelliklere kucak açmış. Öylesine güzeller ki burada yat turizmi olmamasına şaşırmış kalmıştık. Deniz, kireç taşından adaların ortasını oymuş ve göller oluşturmuş. Dışarıdan ancak ufak botlarla içine girilen birçok ada ortası göl var. Bu güzel yerler doğal olarak Hollywood’un da gözünden kaçmamış ve 1974 senesinde James Bond filmlerinden birisi burada çekilmiş.

O günden beri de bu enteresan adacığa James Bond Adası deniliyor ve yerel tekneler James Bond Adası'na tur düzenleyip yevmiyelerini çıkarıyorlar. Phi Phi Don Adası ise konumu ve coğrafik yapısı gereği en çok ilgi çeken bir ada. Daha sonra 1993 Ekim ayında Phi Phi Don etrafında düzenlenen King’s Cup yelken yarışına geleceğimiz bu güzel körfez yeni yeni kalabalıklaşmaya başlamıştı. Bunu fark eden kralın büyük kızı da babasının 50. yaş günü nedeniyle burada King’s Cup Regatta düzenleyecekti ve biz de kendi kategorimizde bu yarışa katılıp birinci gelecektik… Aslında Phuket bölümünde anlatmam gereken bu kısa hatıralar, Phuket heyecanımızı arkada bırakıp Malezya’ya Langkawi’ye gidişimizi anlatırken aklıma geliyor. Dedim ya, Phuket 1993 Ekim’inden 1994 Mayıs’ına kadar bize ev sahipliği yapacaktı, herhalde o sebeple daha uzun uzun anlatılmalı.

Yaklaşık bir ay önce dönem arkadaşım Seyfo tesadüf eseri Phuket’te yüklemeye gitmişti. Kendisine yararlanacağına inandığım birçok bilgi ve adresi de geciktirmeden verdim. Şu ana kadar hiç sesi çıkmadığına göre ya zevkten dört köşe, nutku tutuldu veya bir olaya karıştı ve içeride. Malum sene 2024 ve ben ona çoktan muadilden kalkmış 1993 bilgilerini verdim. Doğal olarak kim bilir nelerle karşılaşmıştır. Artık sefer sonu bize anlatır diye düşünüyorum, kadehlerimizi kaldırırken.


Phuket Adası’ndan rüyalarımızı bezeyen güzel ve tatil anılarıyla ayrılıp Singapur’dan bir önceki uğrağımız Malezya’ya giderken, bambaşka bir ülkeye gideceğimiz ve aslında pek de hoşlanmayacağımızı düşünüyorduk. Yıllar sonra atasözümüzün ne kadar doğru tespit ettiğini bir kez daha idrak ediyorum. “Büyük Lokma Ye, Büyük Söz Söyleme” diye gerçekten boşuna söylememiş atalarımız.


İşte o önyargı ile beğenmediğimiz Malezya’da 10 yıldan fazla yaşadım, çalıştım, evlendim ve iki evladım oldu. Hala orada yaşıyorlar ve okuyorlar. O burun kıvırdığım ülkenin lisanını öğrendim ve hala ayağımın bir tanesi orada. Langkawi Adası'na geldiğimizde karşımıza çıkan ilk tablo bu önyargı intibamızı bir nebze olsun kırmıştı. Evet, burada Phuket’teki gibi bir gece yaşamı ve eğlence yoktu, hatta hiç eğlence yoktu. Fakat doğal güzelliklerinin Phuket’ten hiç aşağı kalmadığını görünce büyülendik. Langkawi’de kaldığımız süre zarfında hiçbir vukuat olmadı. Bizim şipşakçı nasıl olduysa burada bizi hiç zorlamadı, oysa ne kadar çok alışmıştık vukuata ve vukuatı çözmeye.


Langkawi Adası ve Phuket’e kadar olan sahil ve hinterlandı tamamen kireç taşı oluşumlarından meydana gelmiş. Mağaralar ve kayaların garip oluşumları buralarda her yerde karşınıza çıkabiliyor. Langkawi Adası'nda aynı Phang Nga Körfezi'ndeki gibi göller var. Bunların en meşhuru ise “Tasik Dayang Bunting” veya bilinen adıyla Pregnant Maiden Lake... Göl, adını doğumdan sonraki hafta içinde küçük çocuğunu kaybeden ruhani prenses Mambang Sari'nin efsanesinden alıyor. Bebeğini kaybetmenin acısını çeken anne, bebeğini huzur içinde yatacağı inancıyla göle bırakıyor... İşte o zamandan beri de gölün adı Pregnant Maiden Gölü... Bir inanca göre de hamile kalmak isteyen anne adayları bu gölde yüzerse dileklerinin yerine geleceğine inanıyorlar.

Tüm Güneydoğu Asya ülkelerinde bunun gibi binlerce rivayet var. Çünkü burada yaşayan insanların ilk inançları Animizm ve sonra Hinduizm ve Budizm. Portekizli denizci misyonerlerle getirilen Hristiyanlık ve Yemenli denizcilerle ithal edilen İslam bu eski adetleri ve rivayetleri pek değiştirememiş. Hala Malezya’da ormanların yoğun olduğu eyaletlerde Orang Asli denilen (Asil İnsanlar diye tercüme edebilirim) animist olan Aborijinler yaşamakta. Bu aborijinlerin hikayeleri de bu gölün hikayesinde olduğu gibi hala geçerli. Bugün Malezya’da otoyolların haricinde, ormanlık bölgelerde araba sürerken, birden bire karşınıza elinde tuttuğu kamışa üfleyerek kuş tutan Orang Asliler ile karşılaşmak mümkün olmasa da ben o yıllarda buna 1-2 defa şahit oldum. Yolu Port Kelang “West Port”a düşenleriniz olursa West Port’un üzerinde bulunduğu Indah Adası'nın hemen güneyinde Carey Island’da yaşayan Orang Asli köyünü ziyaret edip Mah Meri Cultural Center’da satılan el oyması ahşap heykelcikler ve maskeler alabilirler ve yaşamları asimile edilmiş bu insanlarla tanışabilirler ve hikayelerini dinleyebilirler.


İsmi Kırmızımsı Kartal demek olan Langkawi’den 2 gün sonra ayrıldık. Önce Penang Adası'na uğramayı düşünüyorduk ama sonra gelir daha uzun süre kalırız diye Penang’a uğramaktan vazgeçtik ve hiç durmadan Port Kelang’a devam ettik. Port Kelang’a doğru Melaka Boğazı'nda seyir halindeyken birdenbire VHF’ten bize seslenildiğini duyuyoruz, üstelik Türkçe...

“Rising Tide, Rising Tide, Rising Tide” Çağrı yapan Elevit, Elevit, Elevit...

Elevit ile daha önce de konuşmuştuk ama bu kez Melaka Boğazı'nda buluşuyoruz. Elevit’in kaptanı Birol ağabey, 2. kaptan ise sınıf arkadaşımız Bülent Dal yani Halter. Sakin bir havada seyir yapıyoruz, dalgasız bir denizde koca Elevit ile buluşuyoruz ve Birol ağabey bize hazırladığı hediye kolisini bir el incisi yardımıyla denize bırakıyor... Rakı bile var pakette. Büyük bir incelik, abilik gösteren Birol ağabeye aradan geçen 30 sene sonra tekrar teşekkür etmeyi borç bilirim. Tabii Halter’i de unutmamak lazım. Kaşla göz arasında koliye yasak yayın sokuşturan Bülent’e de ayrıca teşekkür ederim. Karşılıklı bağırış çağırışlar arasında Elevit’in bordasına dokunurcasına yakın geçip Elevit’in dümen suyunda bekleyen koliyi aldıktan sonra yolumuza devam ediyoruz ve geleneklerimizden hiç taviz vermeden düdükle selamlaşıyoruz. “Allah Selamet Versin” dedikten sonra Elevit ufukta kayboluyor. Koliyi açıyoruz ve sanki denizde ganimet bulmuşçasına seviniyoruz. Memleketin havası geliyor burnumuza...


İleriki yıllarda üye olacağım Royal Selangor Yacht Club denizden içeride... Çok dikkat ederek şamandıraların arasından geçip Yacht Club’a ait nehrin ortasındaki dubalardan birisine bağlanıyoruz.

Yoğun bir rutubet ve sıcaklık sarıyor üstümüzü. Denizden 3-4 mil içeride olduğumuz için rutubeti ve sıcaklığı çok daha fazlasıyla hissediyoruz. Teknede klima olmadığı için hepimiz güvertede tente altında yatıyoruz. Sivrisinekler için cibinlik mevcut, yoksa sıtma olup hastanelik olmak çok kolay.

Önümüzdeki yıllarda yaşayacağım Kuala Lumpur’da ne yazık ki sıtmaya yakalanacağım ama o gün bunlar aklımın köşesinden bile geçmiyor. İlk gecemizde üstüne bağladığımız dubanın bulunduğu nehirde daha sonraki yıllarda defalarca geleceğim, Bagan Sea Food restoranda mükemmel bir yemek ziyafeti çekiyoruz kendimize, hatta o kadar çok hoşumuza gidiyor ki Nasi Goreng Laut dangan Nanas (Ananas İçinde Deniz Ürünlü Kızarmış Pilav) içine konduğu ananası bile yiyoruz...


Port Kelang Royal Selangor Yacht Club rotamızın son limanı. Buradan çıktıktan sonra başka liman yok. O nedenle limandan çıkmadan önce Rising Tide’ı görücüye çıkacakmışız gibi temizliyoruz. Yolculuğumuzun 96. gününün sabahında halatlarımızı mola edip, son etabımıza başlıyoruz. Melaka Boğazı sakin. Yelkenlerimize hafif esen kuzey rüzgarını doldurup pruvamızı Singapur’a doğru çeviriyoruz.


Haftaya Aslanlar Şehri Singapur . . . .


 
 
 

2 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
kptbirol
09 Tem 2024

Sevgili Akay kardeşim,

Yazılarını zevkle bir o kadarda merakla bekliyoruz.

Ben o yıllarda “Elevit “ ile 3 uzak doğu seferi yaptım diye hatırlıyorum.Her sefer yaklaşık 3-3,5 ay sürüyordu.yazdığın gibi sizinle bir-iki kez vhf ile temas kurduk fakat birbirimize yakın olamadık.Kısmet Malaka da buluşmak mış..Selam olsun o günlere o güzel insanlara ,sağlıcakla huzurla kalın ❤️

Beğen

Sait Palanduz
Sait Palanduz
08 Tem 2024

Kalemine sağlık kardeşim.Zevkle okuyorum anılarını.

Beğen

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page