“Boykot Kısmen Dün Sona Erdi”, 17 Mart 1957,
- Alper Akpeçe

- 7 May 2024
- 2 dakikada okunur

1956’ya rastlayan ve kalitesiz yemek yapılması nedeniyle oluşan bir boykot, benzeri bir sebeple 1957’de de olmuştur. Ancak bu sefer sebebin sadece yemek olmadığı, boykotun ardında bir çok sebebin var olduğu görülmüştür. Müdür Nurettin Boyman’ın okulun yapısına uymadığını düşünen öğrenciler, başvuru yapacak merci bulamadıklarını, müdürün ceza verme yetkisi olmadığı halde, ceza verdiğini, muallimler meclisince “güverte bölümü eğitiminin 3 yıla indirildiğini” ancak bunun Vekâlet’e bildirilmediğini, öğrenci istihkakı arttığı halde yemek kalitesi ve gramajının düştüğünü ve giyim eşyasının verilmediğini ileri sürmüşlerdir.
Boykot bittikten sonra üç öğrenci okuldan atılmış ama bu defa da diğer öğrenciler kendilerinin de cezalandırılmasını isteyerek arkadaşlarına destek vermişlerdir.Bundan sonra öğrencilerin affedileceği haberi gelmiş ve affedilen öğrenciler derslere başlamışlardır

Burada ilk ip uçları verilen eğitim faaliyetlerinin istenen şekilde gitmemesi, bundan sonraki boykotlarda daha açık şekilde ortaya konmuş ve özellikle okulun akademiye dönüştürülmesi isteği en önemli neden olmuştur.

Örneğin 1968’de yapılan bir boykotta bu sektörün önemine karşılık, denizciliğe ve denizciye hiç önem verilmediği ve köklü bir reform gerektiği beyan edilmiştir. Yine bu yıl, dışarıdan ehliyet almak için yapılan sınavın engellenmesi şeklinde bir direniş de gerçekleştirilmiştir. Dışarıdan sınava girip uzak yol ehliyeti almaya çalışanların
başında askeri okullardan yetişenler vardır. Ayrıca ameli yetişenler de bulunmaktadır.

1969’da yine boykot yapan öğrenciler, bu defa Bakan ile görüşmüşlerdir. Dönemin Bakanı Nahit Menteşe okula giderek “Polis Koleji kapatılır ama bu okul kapatılamaz. Devlet sizden hizmet bekliyor” diyerek akademi için elinden gelen gayreti göstereceğini ifade etmiştir. Bu görüşmeden sonra öğrenciler okulun skolastik çağ zihniyeti ile yönetildiğini, yabancı gemilere ödenen navlun ücretleri elde tutulabilse Yunanistan gibi akademiler kurup, her yıl on gemi alınabileceğini açıklayan bir bildiri yayınlamışlar, sonrasında boykota son vermişlerdir. Nahit Menteşe’nin, 1975’den sonra tekrar Bakan olduğunda, okulun mezuniyet törenlerine katılmadığı ve 1976’daki müdür atamasında okul camiasında bunu yapabilecek kimse olmadığı için dışarıdan atama yaptığı beyanı hatırlanacaktır.
1974 ve 1975 daha iyi eğitim, akademi olma isteği gibi nedenlerle yine boykotlar yapılmış ancak verilen sözlere rağmen sonuç alınamamış ve akademi olmak için verilen yasa tasarısı Meclis’ten çekilmiştir.
Öğrencilerle ilgili hatırlanacak konular boykotlarla kısıtlı değildir. Örneğin, Mobil gibi dünya çapında büyük bir firmanın Türkiye’nin seçkin üniversitelerindeki sekiz öğrenci için verdiği bursun birini YDO makine bölümüne vermesi, okulun önemini açıklamaktadır
Bir başka öğrenci faaliyeti ise 1975 yılında üç öğrencinin 6,5 metrelik bir yelkenli tekne ile Libya’ya gitmesi olmuştur. Bu faaliyet sonucunda Turgut Reis’in mezarı ziyaret edilmiş ve daha önemlisi okulun adının duyurulması amaçlanmıştır.
Kaynak :
CUMHURİYET DÖNEMİNDE TİCARİ DENİZCİLİK EĞİTİMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ (1928-1981)
YÜKSEK LİSANS TEZİ
M. Mutlu KARAKAYA



Okulumuzun birliktelik ruhunu yansıtan anılar.Bu ruhun halen devam ettiği inancındayım,sevgiler,selamlar.