top of page

BURADA İZMiRLi VAR MIIII?

Köyümüz ben çocukken tahminen 50-60 haneydi.Okulu yoktu, 27 Mayis  darbesinin  hayırlı bir katkısı bizim köyde dahil,okulu olmayan köylere okul yapılması kampanyası  olmuştur.1960 sonbaharına  okul yapımı yetişmiş ve okulumuz öğrenime başlayabilmisti.

Şanslıydık,benim gibi bir çok arkadaşımında okul olmadığı için okula geç başlayabilmişti.Ben ve 5-6 arkadaşım 8 yaşında 3-4 arkadaşım 9 yaşında okula başlama fırsatını böylelikle yakalayabilmiştik.

Ailem çiftçilik ve hayvancılık yaparak geçimini sağlamaktaydı.Köyün tamamının sakinleride aynı durumdaydı.

Kışları ilçemiz olan Bayındır'ın kuzeyindeki Basra tepesinin kuzey batısına düşen engebeli düzlükte yer alan köyümüz Kızılcaağaç  köyünde,yazları ise köyümüzün kuzeyinde  800 rakımda yer alan Alankıyı yaylasına çıkardık.Burada mevsimine göre buğday, mısır,domates,biber,patlıcan,barbunya fasulyesi,börülce  vs.  ürünler yetiştirirdik,meyve olarakda ceviz,kestane vs. tabi aynı zamanda yeteri kadar büyük baş hayvan yetiştiriciliği yapardık..

Okulumuzda iki derslik vardı ama tek öğretmen olduğu için dersler tek derslikte yapılırdı.Biz mezun olduğumuz yıl 5 sınıf bir arada öğrenim görmüştük.Benden sonrada aynı şekilde devam etti.Bizimle beraber başlıyanlar şanslıydı birici yıl tek sınıf  ikinci yıl iki sınıf olarak öğrenim gördük.Her yıl aramıza bir sınıf ilave olurdu,beşinci sene beş sınıfla tamamladık okulu.

Okulun açılışını çok iyi hatırlıyorum. Açılışa ilçenin  hükümet erkanı, kaymakam,milli eğitim müdürü vs. katılmıştı..Her öğrenciye  defter,kalem,silgi,kalemtraştan oluşan set hediye etmişlerdi.. Elimizin ilk defa değdiği defter ve kalem yeni kokusuyla her birimizi  mutluluk sarhoşu yapmıştı..

Okuma yazma ve yeni yeni bilgiler öğreniyorduk.

Günlerimiz böyle devam edip geçerken  zamanda farkında olmadan ilerliyordu..Okulumuza zaman zaman müfettiş gelirdi sıkıntılı anlar yaşadığımız oldu.Bilirsiniz her yerde teftiş gerilimi artırır..

Köyümüze, sanırım 1963 veya 1964  Ekim,Kasım sonu gibi 7-8 kişilik yabancı bir grup geldi.Hepsi avcı kiyafeti giyimli ellerinde dürbünlü tüfekler,bizim şehirli insanlardan oldukça farkliydilar.Bizlerde okul arkadaşlarımla beraber gruba şaşkınlık ve hayretle bakıyorduk.Bu grubun yanında birde türkçe konuşan 30'lü yaşlarda  rehber vardı. Rehberin köyün ileri gelenleriyle konuşmalarıdan öğrendiklerimiz bunların İzmir Nato üssünde görevli Amerikalı subaylar olduğuydu. Köyümüze  yaban domuzu avına gelmişlerdi. Beni ve arkadaşlarımı en çok Amerikalı grubun ellerindeki dürbünlü tüfekler cezbetmişti.Hayran hayran bakmıştık uzaktan ve kendi aramızda bu dürbünlü tüfek konuşmaları günlerce sürmüştü.

Amerikalı avcı grubu köydende  araziyi iyi bilen 2 klavuz almışlardı. Başka gelişleride oldu ama benim bir daha karşılaşmam olmadı..

O yıllar benim ve ailem için yok,yoksul ve zor yıllardı.Bu gün geriye dönüp baktığımda; herkes için öylemi olur bilmem,çocukluğumun  ve o yılların fazlasıyla özlemini duyarım.

Sonunda okulu bitirdik,köy okulunun ilk mezunlarıydık.

Ortaokula başladığımda köy okulundan gelmiş olmamın büyük sıkıntısını yaşadım ama aradaki farkı birinci sınıf sonunda kapattım..

Mezun olduk ama ortaokul kasabamızda;köyden kasabaya gidip gelmek bir çocuk için oldukça zor.Rahmetli annem benim okumani çok istiyordu.Annemin feraseti ve cevvalliği olmasaydı  okuyamazdım.Annem bu sorunada çözüm buldu;1. Ve 2. sınıflarda  akrabalarımın yanında kaldım. 3. sınıfta ailem kasabaya taşındi ve ortaokulu böylece bitirdim.


Ortaokul bitti bitmesine ama kasabada lise yoktu.Yakin kasabalardan lisesi olan Tire yada Ödemiş'teki liselerden birine devam etmemiz gerekecekti ben 5 arkadaşım Ödemiş lisesini

tercih ettik.Liseye başladıktan ve bir buçuk ay geçtikten sonra annemin ölümüyle sarsıldım.Yil sonuna kadar kendimi toparlayamadım ve 5 dersle sınıfta kaldım. Ödemiş lisesinde 1. Ve 2. sınıfı okudum.3.sınıfta üniversiteye hazırlanmak gerektiğinden hergün Ödemiş'e gidip gelmemiz büyük zaman kaybettirdiği için  Buca/izmirde özel  yurtta kalarak lise sonu Buca lisesinde okudum.

Buca Osmanlı zamanında ticaretle iştigal eden batılı levanten gruplarının ikamet ettiği İzmir'e yakın sayfiye yeriymiş.Buca'yla beraber levantenlerin ikamettigi diğer bir sayfiye yeride Bornova imiş.Her iki semtte hala ayakta kalmış çok güzel konak ve köşkler vardır.Kaldığım  yurt binası  eski ve güzel bir levanten konağıydi.Hemen yanımızda bir kilise vardı,pazarları can sesleri gelirdi.Filmlerde duyduğumuz çan seslerini burada duymak çok değişik gelirdi ve hoşumuza giderdi.

Lisemiz; tarihi bir bina ve birkaç yeni binadan oluşmaktaydı. Tarihi bina eski bir levanten konağıydi. Burasi idari bina olarak kullanılıyordu birde müzik dersanesi gibi bazı derslikler vardı.

Yıllar su gibi akıp geçti,lise bitti, üniversite başlamıştı.. Önce yolum İstanbul Üniversitesi Hukuk fakültesine düştü.Hukukta okurken, en büyük sıkıntım beynimi yiyip bitiren herkeste aynı mı  olur bilmem gelecek korkusuydu?

Kaldığım yurt odasında ranzamin altında yatan ve İTÜ  mimarlıkta okuyan ve buradan ayrılıp YDO'ya geçen arkadaşım( 76 Gv mezunu Bahadır Biricik) sayesinde şimdiki adı İTÜ Denizcilik Fakultesi o zamanki adı YDO(Yüksek Denizcilik Okulu)'nun varlığını öğrenmiştim.Benim en çok  ilgilendiğim yönü  okulun yatılı olması ve mezun olur olmaz iş imkanının olmasıydı.Tekrar imtihana girdim.Hukuk fakültesinde bir yıl kaybederek,Yüksek Denizcilik Okuluna geçtim.

Bir köy çocuğu olarak deniz ve gemi hakkında en küçük bilgisi olmayan ben; şartların ve kaderin  zorlamasıyla kendimi Ortaköy Yüksek Denizcilik Okulunda buldum.Bir nebze de  olsa kafamı çok meşgul eden gelecek kaygısına çözüm bulabilmiştim.

Dört yıl çabucak geçti ve okul bitmişti.

1977 yılında 4.mühendis olarak o zamanlar var olan ama şimdi mazide kalan Deniz Yolları işletmesinin istanbul gemisinde çalışmaya başladım.1,5 yıl sonra yedek subaylık görevimi yapmak üzere askere gittim.Askerlik görevimden sonra o yıllarda var olan şimdi yalnızca adı  kalan Sönmez denizcilik ve Umutsay denizciliğin gemilerinde 2. mühendis olarak çalıştım.. 1985 yılının nisan ayında Semih Sohtorik Denizcilik şirketinin Türk bayraklı  Baltık Transporter isimli gemisinde II.mühendis olarak çalışmaya başladım.. Gemiye Romanya'nin Köstence limanında katıldım. devre arkadaşım Erol Dur'la halef selef olduk.20 bin tonluk Japon yapısı çok güzel bir kargo gemisiydi..Gemiye karışık kargo yükledik önce Köstence'den gazete basımı veya başka amaçla kullanılan rulo kağıt yükü aldık.Köstence limanından yükümüzü aldiktantan sonra Portekiz'in Setubal limanından belli miktar yük aldık ama şimdi aldığımız yükün ne  olduğunu unuttum.Buradanda da güzel ve sakin bir seyirle Fas'in  güneyinde Kanarya adalarının karşısında 365 gün turizm hareketinin olduğu  ve narenciye merkezi güzel bir liman olan Agadir'e değerli bir maden olan krom madeni almak için uğradık.. Buradanda 2 gün içinde yükümüzü alıp Atlantik Okyanusuna A.B.D'ye. gitmek için açıldık.

Güzel fakat biraz haraketli bir seyirle  Virjinya eyaletinin Newport News isimli limanına yanaştık.Fas'tan ve Portekiz'den aldığımız yüklerimizi bu limanda 3 gün süren   tahliye sonunda tahliye ettik.Limanin bulunduğu körfezde  amerikan bahriyesinin önemli bir üssü ve tersaneside mevcuttu.. Bu limanda tahliyemizi tamamladıktan sonra Amerika'nın güney limanlarından Charleston limanına üzerimizde kalan rulo kağıt yükünü tahliye etmek için hareket ettik..Aylardan haziran ayı olduğu için rahat ve sakin bir seyirle Charleston limanına akşam üzeri yanaştık.


Tahliye,gümrük işlerinin tamamlanmasıyla sabah başladı..Bizde  makina bölümü olarak 3-4 gün  sürecek tahliye süresince  gerekli rutin bakımları yapmaya başladık.

Burada denizcilik dışından olanları bilgilendirmek için,her gemide gemi saatine göre 10:00-10:30 ile 15:00-15:30 arası çay saati olarak belirlendiğini belirtmek isterim..

Birinci gün mesaiye başladık,10:00 çayında zabitan salonunda oturmuş  çayımızı yudumlarken salonun kapısına yakın koridordan,tanımadığım bir ses "Burada İzmir'li var mııı!?" diye  bağırıyordu..Ses üzerine şaşkınlıkla kafamı kapıya doğru eğerek baktığımda önde bir hanım ve iki erkeğin girdiğini gördüm.. Ben,

-Buyrun ben izmir'liyim dedim.O da oldukça sevinere,karşılık olarak hemşehrisini bulmuş olmanın sevinciyle.

-İzmirin neresindensin diye sordu?

-Bayındır'lıyım  diye cevap verdim..

-Ooo Bayındır'a ben çok gittim diye cevap verdi.Gittiğimizde Bayındır'ın arkasındaki köye Nato üssünde görevli Amerikalı subayları yaban domuzu avına götürürdüm diye cevap verdi.

-Bende şaşkınlıkla,ben o köydenim ve sizin gelişlerinizi hatırlıyorum yıl 1963 veya 1964 olabilir dedim. O zamanlar  ilkokul öğrencisiydim.Sizin köyün ileri gelenleriyle konuştuğunuzu hatirliyorum..

Bu arada salondakilerde şaşkınlıkla konuşmamızı izliyorlardı.

İzmir'li olup muhtemelen Ermeni yada Rum olabilirler sormadım.Zamaninda Alsancak'ta oturuyorlarmış.

Gelenlerden biri servis minibüsünün şoförü olup, hemşehrim ve hanım karı kocaymış ve "Seaman house"da çalışıyorlarmış

Ben,peki siz buraya nasıl geldiniz diye sordum?

Erkek olanın  ismi  Joe olup ben Amerikalılara rehberlik ederken subaylardan bir albayla  çok samimiydim Türkiye'ye Amerika tarafindan ambargo konulunca bir çok subay ayrılmak zorunda kaldı o Amerikalı albay sende bizimle gel diye davette bulundu bizde kabul edip buraya geldik diye anlattılar.

Şimdi burada çalışıyor ve siz denizcilere yardım ve rehberlik ediyoruz dedi.Karı koca Joe ve eşi Rose İzmir ve Türkiye sevdalısı insanlardı.Sohbetimiz sırasında Izmir'e ve Türkiye'ye  özlemlerini dile getirdiler..


Limanda kaldığımız zaman zarfında bize çok yardımları dokundu,alışveriş ve şehrin eğlence merkezlerine ne zaman istesek götürüp getirdiler.

Charleston tahliyesinden sonra o yıllarda çokça gündemi meşgul eden Afrika'daki açlığa bir nebze melhem olmak üzere Houston'dan 20 bin ton açlık yardımı mısır yükü alarak Sudan'a  götürmüştük..O günleri  çok iyi  hatırlarım,yükümüzün amacıyla  alakalı " We are the world" şarkısı o yıllarda oldukça popülerdi. ( 19.08.2023)


Adil Dural 77 Mk.


(Single by USA for Africa from the album We Are the World Released March 7, 1985

Recorded January 28, 1985 Studio A&M (Hollywood)






 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page