DB Nakliyata Neden Çiftlik Denilirdi? Hakan KARAKAYA 80'Gv
- Alper Akpeçe

- 3 Haz 2024
- 3 dakikada okunur

“D.B DENIZ NAKLIYATA NEDEN ÇİFTLİK DENİRDİ” Çin’in Devlet denizcilik firmasI Cosco ile Deniz Nakliyat arasında bariz farklar var aslında . Birisi dev Çin sanayisini desteklemek için gerekirse zararına taşıma yapmak için Mevcut Siyasi iradenin kararı ile kurulmuş , Hazine/Devlet Destekli Dev bir Firma .
Gemi tiplerine göre bir çok alt firmaya bölünmüş, Dev bir Organizasyon. Bizde ise Devlet Kurumlarına Tek Milli taşıyıcı olarak kendini kabul ettirmiş, mevcut piyasa navlunlarının çok üzerinde uzun süreli kontratlar imzalamış olan bir Devlet Denizcilik Firması .. Sendika Etkisi, Devlet memurluğunun kısıtlayan hareket kabiliyeti, ağır Bürokrasi .
O Yıllarda Ankara’daki Hükümetlerin çok kısa süreli olması , çoğu bir çok siyasi partiden oluşan ancak “günü kurtarıcı” pansuman kararları alabilen bir siyasi yapı.. Uzun vadeli planlama ve yatırım yapılamaması , eskiyen Filonun Yerine yeni ve Ekonomik gemilerin konamaması , Deniz Nakliyatını çöküşe götüren nedenlerden başlıcalarıdır.
Deniz Nakliyat’tan Miami’de oturan Firat gemisini klas'dan düşmüş hurda olarak satın alıp , Romörkör ile Tuzla'ya çekerek getirip, 400 ton saç değiştirip, Klaslayıp (Lloyd) sefere aldığımızın hikayesini daha önce anlatmıştım.
Sene 1996’iydi sanırım, Aras, Keban, Dicle ve Meriç Klaslı olarak satışa çıkarıldı, Eski, tween decker gemiler 4 ayrı istekli tarafından piyasa fiyati üzerinden alındı. Araştırılsın ihaleye fesat karışmayan belki Tek ihale bu 4 adet Nehir tipi geminin satışı idi. Çünkü bu gemilerde Tankerler ve Dökmeciler gibi Kolay kazanç yoktu, Ya kırkambar olarak rakabetçi piyasa da G. Afrika ve ABD hattında veya Gladoralarını kestirip Akdeniz içi maden taşımasında çalıştıracakınız. Bu gemileri alan herkes biz dahil şansımıza birkaç sene sürecek navlun krizine maruz kaldık , dayanamayanlar gemileri zararına Hindistana Hurdaya gönderecekti..
Biz Meriç gemisini usd 1.660.000.- Bedel ile Satın aldık. Bizim firmamiz ABD- Karadeniz- Akdeniz limanları arası ağırlıklı olarak ABD’den Lübnan’a ve dağılan Sovyetler Birliği (BDT) ülkelerine; Birleşmiş Milletler, Unicef gibi kurumlarin yardım yüklerini 3 Adet time charter (Blasco-Ukrayna) gemileri ile tasıyorduk, Firat ve Meriç ile gemi sayısını arttırdık , Zannettik ki; Ankara'da Devlet Kurumlarını ziyaret edersek, Milli Bayrak olarak bu iki gemimizle (Fırat, Meriç) KIT’lerin bazı yüklerini mevcut piyasa hatta piyasa altı rakabetci Navlunlar ile alabiliriz. Büyük hata yapmışız,
Sanki biz gemilerimizde Yunan Bayrak taşıyoruz , bize muhalefet eden , Kamu kurumlarını aleyhimizde korkutan deniz nakliyat ticaret daire yöneticileri meğerse , birkaç sene sonra genel müdür olacakları yerli bir özel konteyner hattı için gemiden ilk kaçan fareler misali kendi ikballeri için yatırım yapıyorlarmış…..
Nakliyat kapandıktan sonra ilerki yıllarda Yeni Kamu ihale kanunu ile elleri serbest hale gelen Kamu Kurumlarından bazılarının taşıma ihalelerine katıldık , mevcut market navlunlarını verip kazandığımızda , Yeni Oluşan Liste Navlunlarını , Geçmiş Deniz Nakliyat Navlunları ile mukayese ederek şaşıran, bir Devlet Kurumu Genel Müdürü , Ankara’da bizlerin de olduğu bir toplantıda Kurumundaki üst düzey herkesi topladı ve “Şu andan itibaren Devletten aldığımız bütün Maaşları ve tazminatları Devlete geri ödedik" dedi..
Deniz Nakliyat Ticaret Müdürlügü’nün Devlet firmaları ile yaptıkları yıllık taşıma kontratlarında , Deniz Nakliyatin verdiği ve kabul ettirdiği Navlunlar Akla ziyan idi. Bir nehir tipi gemi ; Tek bir 55-60 günlük - ABD/ Türkiye seferinde Toplam usd 2 milyon Navlun hasılatı yapıyordu. Malesef üretici ve kullanıcı Devlet kurumlarının Bütçelerini zorlayan navlunlardı, Rakabetçi değildi..
Seka, Bakır işletmeleri, Etibank, Kömür isletmeleri, Vs vs bütün diğer kamu kurumları bugünkü gibi özgürce kendi Nakliye ihalelerini yapabilselerdi görev zararları daha azalacaktı ve zarar ettikleri bahane edilerek belki özelleştirmede iki kuruşa satılmayacaklardı..
Deniz Nakliyatın Kamu kurumlarından elde ettiği bu yüksek karlılık , malesef Deniz Kadroları Maaşlarına hiç yansımadı, Çalışanlar devlet memuru görülüp, Dünya piyasası altında tutuldular..
Benim de mecburi hizmetle hesabına okuduğum Deniz Nakliyattan , 1981 sene sonu istifa ettim , hesaplanan 100 bin tl Tazminatımı devlete ödeyerek ayrılmamım tek sebebi özel sektör ile olan Aylık maaşlarda ki; 1 e 3 oranına kadar ulaşan maaş farkı idi. Bu maaş farki üzülerek de olsa bazı Abilerimizi Maaşları dışında para kazanma yollarına sevk etmiştir. Hüseyin Yangın Abi yazısında buna değinmişti.
Türkiye ayaklı seferlerde Ambar ve Makine dairesinde saklanarak getirilen Gümrük Kontrolu dışı mallardan Gemi mürettabatının yaptığı kazançları da; “o günkü kurumun verdiği maaş azdı, bizde risk alarak maaşlarımızı piyasa seviyesine getirdik” savunması kabul edilebilir değildi..
Amacım bu yazı ile kimseyi üzmek , eleştirmek veya hesaplaşmak değildir, sadece kendi tecrübelerime, yaşadıklarıma göre bir durum tesbitidir.
Sağlıcakla Kalın.
O. Hakan Karakaya(Gv 80)



.
Hakan abi, yazın için tşk ederim.Keşke DB Deniz Nakliyat devam etseydi,Ama Özel armatör firmaları da devam etmesini istemedi.Özelleştirme yarardan çok zarar getirdi.Umarım başka bir iktidar tekrar devlet filosu kurabilir.Biz de YDO grubu olarak devlet filosu kurulmasının faydalarını izah etsek belki faydası olur.Ali Akpınar Gv.86