top of page

Mazlumların İstanbul Boğazında Bağımsızlık Anıtı olmalı.

Güncelleme tarihi: 13 Kas 2024

“Geldikleri Gibi Giderler” kararlılığını bugüne ve yarına taşıyacak olan bu geminin, tarihten silinip gitmesine göz yumamazdık. Türk milletinin bağımsız yaşama azim ve kararlılığının sembolü olan bu geminin anıtlaşması, özellikle 15 Temmuz gecesi açığa çıkan ve her fırsatta kuzey sınırlarımızdan, Kıbrıs’tan, Ege’den ülkemizi kuşatmak isteyen dış güçlere güçlü bir mesaj, milletimize de büyük enerji kaynağı olacaktı. “Geldikleri Gibi Giderler” sözü, dün olduğu gibi, bugün ve yarın da ihtiyacımız olan özgüven, cesaret, kararlılık kaynağımızdır. Bu nedenle, yalnızca tarihi bir gemi gibi müzelik olmamalı, tek başına bir “Anıt Gemi” olarak yükselmeliydi. Bu amaçla derhal gemiyi almaya karar verdik ve 4 maddelik bir eylem planı belirledik.


”Nedir bu maddeler?

Öncelikle gemiyi satın alarak, hurda olmaktan kurtarmak. İkincisi, 1918 yılındaki aslına uygun olarak restore etmek. Üçüncüsü, “Geldikleri Gibi Giderler” sözünün söylendiği yer olan İstanbul Boğazı’nda, bir Anıt Gemi olarak sergilenmesini sağlamak. Son olarak da, proje tamamlandıktan sonra, Türk milletinin emaneti olarak aldığımız Kartal’ı, sonsuza değin sahip çıkması için TSK’ya hibe etmek.

Kartal nerede sergilenecek?

Mustafa Kemal Paşa, Kartal İstimbotu’na Haydarpaşa’dan biniyor, işgal gemilerinin arasından geçerek Beşiktaş’a geçiyor. Kimi kaynaklar, Akaret’lerdeki annesinin evine gittiğini yazıyor. 61 parçadan oluşan işgal gemileri Sarayburnu açıklarından, bugünkü Ortaköy’e kadar olan alana bir hilal gibi yayılarak demir atıyor. Topları, Beşiktaş’daki Dolmabahçe Sarayı ile Meclis’i Mebusan’a dönük. Yani, işgalcilerin geldikleri yer de, Mustafa Kemal Atatürk’ün o güçlü sözü söylediği yer de belli. Ayrıca, Milli Mücadele başarıya ulaşınca, işgalcilerin gittikleri yer de orası.


Beşiktaş’da, Kartal’ı emanet edeceğimiz Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın Deniz Müzesi var. Hergün, yüzbinlerce insanın yolu bir şekilde Beşiktaş’dan geçiyor. Kartal, aynı zamanda, İstanbul’umuzun 100 yıl önce düşman çizmeleriyle çiğnenmesinin ve buna başkaldırışın günümüze kalan en büyük tanığıdır. Bu sebeple, ülkemiz ve İstanbul için büyük bir kültür hazinesidir.


Projeyi birlikte yürüttüğümüz Kartal’ı Kurtarma Platformu’nun değerli üyeleri de, bu konuyu iki ayrı toplantıda masaya yatırmış ve ağırlıklı görüş, Beşiktaş’taki Deniz Müzesi olmuştur. Aynı Çanakkale Boğazı’nda yer alan, hepimize güven ve cesaret veren “Dur Yolcu” yazısı gibi, “Geldikleri Gibi Giderler” yazısı da İstanbul Boğazı’nda yer almalıdır.

1 Kasım 1928 tarihindeki harf devriminden önceki fotoğrafı

Nasıl sergilenecek?

Kartal, bugüne kazandırılmış bir antika eser değil. Bu nedenle, Kartal, yalnız başına bir anıt gibi yükselmeli. Atatürk’ün ömrü boyunca yaptığı gibi, halkın arasında, halkın dokunabileceği, halkın o günleri ve Atatürk’ü hissedebileceği bir şekilde sergilenmeli.“Dar” çevreler tarafında topa tutulan, en çok eleştiri alan filmim oldu. Papyoncular, gardropçular, gemisini yüzdüren kaptanlar yerden yere vurdu. 2024’e Merküt gibi başlayın diye, son belgeselim “Merküt” Emperyalistlerin NewYork'da sözde Özgürlük Anıtı varsa, mazlumların da Bağımsızlık Anıtı olmalı. Ulusal kurtuluş savaşlarını başlatan Mustafa Kemal Paşa'nın "Geldikleri Gibi Giderler" sözü bir an önce İstanbul'da anıtlaşmalı.Kartal İstanbul’da sergilendiğinde, New York’daki Özgürlük Heykeli gibi, Türkiyemizin de Dünyaya “Bağımsızlık” mesajı verebileceği bir anıtı olacak. Mazlumlar dünyasının sembolü olacak. Atatürk’ün kararlılık yüklü bu sözü, dün olduğu gibi, bugün ve yarın da ihtiyacımız olan özgüven ve cesaret kaynağımızdır.

Bu nedenle, yalnızca tarihi bir gemi gibi müzelik olmamalı, tek başına bir “Anıt Gemi” olarak yükselmeliydi.

Aynı Çanakkale Boğazı’nda yer alan, hepimize güven ve cesaret veren “Dur Yolcu” yazısı gibi…

Kartal’ın İstanbul’da bir Bağımsızlık Anıtı olarak sergilenmesi mücadelemize destek veren basına ve kitle örgütlerine sonsuz teşekkürler... Serkan Koç

 "Kurtuluş" iradesinin ilk tanığı...Dirilişi, yeniden doğuşu, ve ölümsüzlüğü temsil eden efsanevi bir KARTAL https://www.youtube.com/watch?v=9TNKVnfQVNc&t=523s

 
 
 

4 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Giray Türker
20 May 2024
5 üzerinden 5 yıldız

.

Beğen

Cem Gürdeniz’in başkanlığında Kartal İstimbotu Kurtarma Platformu kurulur. Arif Ertik , Raif Tansel Timur,Gökhan Karakaş, Kaptan Kaptan Levent Akson, Dünyaca Ünlü Yat Tasarımcısı Tanju Kalaycıoğlu,Gemi İnşa Mühendislerinden İhsan Altun ve Ferhat Acuner,Ünlü Kalp Cerrahımız Prof Dr Bingür Sönmez, Tarihçi Yard.Doç. Dr. Orhan Çekiç, Basın Konseyi Üyesi Melih Berk, Belgesel Yönetmeni Serkan Koç, (E) Deniz Kurmay Albay Barbaros Büyüksağnak,Türk Lloyd’u Başkanı Cem Melikoğlu, Ali Bozoğlu ve Adil Tuğcu gibi isimlerle güçlenen platform 3 Haziran 2017 tarihinde bu bilgileri ilk kez kamuoyu ile paylaşıldı.” Mustafa Kemal Paşa’nın Kartal’ın güvertesinde söylediği sözler, Türk istiklal mücadelesinin başlayacağına dair, kurucu önderin kararlılığıdır. Tıpkı Nusret mayın gemisi gibi çürümeye terk edilirken kurtarılması ve anıt müzeye dönüştürülmesi çok önemli. 13 Kasım 1918’de başlayıp 6 Ekim 1923 tarihind…


Beğen

Kartal, 1911 yılında Hollanda’da Rotterdam yakınlarındaki Slikkerveer’deki Wed.C. Boyle & Zonen Tersanesinde Fransız bir firma için Enterprise ismi ile inşa edilir. Birinci Dünya Savaşının sonuna doğru 1917 yılının Nisan ayında Fransız Deniz Kuvvetleri tarafından el koyulan römorkör, bu dönemde Ege-Marmara bölgesinde kullanılır.


Mondros ateşkesi sırasında İstanbul’da bulunan 80 tonluk 22 metre boyundaki tekne, 1920 yılında tekrar sahipleri olan Française de Remorquage, de Pilotage & de Sauvetage S.A, ve İstanbul’daki ortakları Pandermalis adlı firmaya iade edilir. İstimbot İstanbul’da çalışmaya devam eder. Bu arada Milli mücadele kazanılır ve Cumhuriyet ilan edilir. Uzun bir işgal ve kontrol döneminden sonra İstanbul’da Türk Ordusunun denetimine geçmiş başkenti bir oldu bitiyle işgal edenler 6 Ekim 1922 tarihinde Türk Bayrağını ve Türk Ordusunu selamlayarak İstanbul’u terk etmişlerdir.



Beğen

1944 ile 1952 yılları arasında İstanbul Liman İşletmesi’nde Müdürlük yapan Kaptan M.İhya Görgün’ün (1914 gv) Limanda bulunan tüm vasıtaların teknik özelliklerinin bulunduğu not defterinden Kartal İstimbotu hakkında bulunan bilgiler (Bu defter Kaptan M.İhya Görgün’ün oğlu Prof.Dr. Bedrettin GÖRGÜN tarafından Türkiye Denizcilik İşletmeleri Tarih ve Sanat Merkezi sorumluluğunu yüklendiği dönemde Ali Bozoğlu'na muhafaza edilmek üzere verilmiştir. )


Beğen

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page