Hatırla! Bu toprakların kurtuluş hikâyesini hatırla!
- KIVANÇ ERGÖNÜL
- 18 May 2024
- 3 dakikada okunur
Hatırla! Bu toprakların kurtuluş hikâyesini hatırla! Ülkeyi boğan karanlığı hatırla! Haysiyeti, esareti, ihaneti hatırla! Memleketin düşman çizmesi altında ezildiği günleri hatırla! Boğaza demirleyip toplarını saraya çeviren zırhlıları hatırla! Ve o zırhlılara bakıp “Geldikleri gibi giderler” diyeni de hatırla! Karadeniz’in hırçın dalgalarından sıyrılarak geliyor ilk kıvılcım! Hangi yağmur söndürebilir bu ateşi? Hangi fırtına durdurabilir bu azmi? Hangi bulut örtebilir bu güneşi?
Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Samsun'a götürmek için eldeki olanaklara uyularak Bandırma Vapuru ayrılmış ve geminin süvariliğine de 01.05.1919 tarihinde İsmail Hakkı Kaptan atanmıştı.O tarihte 41 yaşında olan Bandırma vapuru sürekli olarak Marmara Denizi kıyılarında çalışmış, Karadeniz'e pek çıkmamıştı, Karadeniz' in hırçın dalgalarına dayanma gücü ve direnci az olan bu gemi ancak Marmara'da çalışabiliyordu. Gemi Karadeniz' e pek çıkmamıştı ama İsmail Hakkı kaptan iyi bir birikim sahibi ve Karadeniz'i çok iyi tanıyan bir kaptandı. 21 yıllık kaptanlık sürecinde 5 yılını bil fiil Karadeniz' de çalışmış, Hindistan ve Uzak Doğuya kadar gitmiş bir kaptandı.Paşa kaptandan gemi hakkında bilgi istedi. Beraber gidiş rotasını saptadılar. Mustafa Kemal Paşa, anlatılanları sessizce dinledi, sonra da isteklerini söyledi. Yol boyunca gemi mümkün olduğu kadar kıyıya yakın bir rota izleyecekti. Bundan amaç düşman savaş gemilerinin muhtemel saldırılarından korunup en hızlı yoldan karaya geçmekti. Yolculuk Samsun'da noktalanacaktı. Muhtemel bir tehlike anında Sinop'a çıkabilirlerdi. İsmail Hakkı Kaptanın kafasında tek bir düşünce vardı. Bu değerli adamı ve arkadaşlarını sağ salim Samsun'a ulaştırmak.Bandırma vapurunun hazırlığı 16 gün sürdü. Bu arada Bandırma vapuru hakkında maksatlı maksatsız söylenti ve dedikodular da artmıştı. Şöyle ki;
Geminin iki pusulasından hiç birinin çalışmadığı
Kaptanın acemi olduğu ve Karadeniz’e ilk defa çıkacağı konuları başta gelen dedikodulardı.
Bu haberlerin o dönemde İsmail Kaptanı çok üzdüğü muhakkaktır. İsmail Kaptan Cumhuriyet kurulduktan sonra, 1930’larda yaptığı açıklamalarda; Karadeniz’de beş yıl çalıştığını, gemideki iki adet pusulanın da sağlam olduğunu, kıyıya yakın rotaların takip edilmesinin tamamen Atatürk’ün emri olduğunu söylemiştir. Daha sonra Durusu soyadını alan İsmail Hakkı Kaptan görevini tam anlamıyla kusursuzca yerine getirmiştir.İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz'e çıktıktan sonra hafiften esen rüzgâr birden şiddetlenmiş 192 tonluk gemiye yüklenmeye başlamıştı. Toplam olarak gemide; Atatürk ve Karargâhı 22, Er ve erbaşlar 25, Müşavir ve kâtipler 8, Gemi personeli 21 olmak üzere toplam 76 kişi bulunmaktaydı. Geminin İstanbul'dan hareketinden bir süre sonra, İngiliz İşgal Kuvvetleri tarafından bir destroyer gönderilerek, Bandırma Vapurunu geri çevirmek ya da batırmakla görevlendirilmişti. Fakat Bandırma Vapuru İngiliz işgal kuvvetlerinin planladığı rotayı takip etmediği için yakalayamamışlardır.Mustafa Kemal, kıyıya yakın seyredilmesini istemişti. Böylece, şayet bir saldırıya uğrayacak olurlarsa, gemiyi karaya oturtmak mümkün olabilecekti. Bandırma vapuru, 17 Mayıs gece yarısına doğru İnebolu’ya, 18 Mayıs’ta da saat 12.00 sularında Sinop’a ulaştı.Mustafa Kemal Paşa, bir an önce Samsun’a ulaşmak için nasıl sabırsızlandığını anılarında şöyle dile getiriyordu: Tek isteğim, Anadolu’ya bir an önce ayak basmaktı. Kıyıyı izleye izleye önce Sinop’a vardık. Oradakilerle görüşerek Samsun’a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum; yazık ki yokmuş. Çok güçlük çekecek, üstelik günlerce yollarda kalacaktık. Bilmem neden, Samsun’a bir an önce ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki, zaman yitirmektense, tehlikelere göğüs germeyi yeğ tuttum. Yeni baştan Bandırma vapuruna bindik.Gemide konuk olarak bulunan Sinop Mutasarrıfı (Valisi) Mazhar Tevfik Bey bir sandalla limana geri dönerken, Mustafa Kemal Paşa bir ara arkadaşları ile birlikte Sinop'a çıkıp oradan da kara yolu ile Samsun'a gitmeyi düşünmüştür. Böylece takip eden savaş gemisinden kurtulmuş olacaklardı. Fakat kara yolcuğunun yol şartları nedeniyle deniz yolculuğundan daha çetin olacağı anlaşılınca bu fikirden vazgeçilerek vapurla yolculuğa devam kararı alınmıştır.Bandırma Vapuru 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabah 08.15’de Samsun'a demir atarken, İsmail Hakkı Kaptan için yaşamının en mutlu anı idi. Bu güç görevi yerine getirebilmenin kıvancı içerisinde Allah'a şükrediyordu. Dil İskelesi açığına demir atan Bandırma Vapurundan taka aracılığı ile Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları, bugünkü Samsun Büyük Oteli ve Yaşar Doğu Spor Salonu arasında bulunan ilk adım anıtının olduğu yerdeki Fransızlardan kalma Dil (Reji) İskelesi'nden karaya ayak basmışlardır. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkan genç generalin kurtuluş harekâtını başlatacağını kimse bilmiyordu. Resmi görevi Samsun ve çevresinde başkaldıran bazı çeteleri yola getirmekti. Kaynaklar:
Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etütler Başkanlığı
Orhan Kızıldemir, Türk Deniz Ticaret Tarihi Araştırmacısı




.
https://www.youtube.com/watch?v=lyPEeYodSeg
https://youtu.be/DB4jDgBTzOo?si=7nlPdw9I2PqXDkQN