100 günde Yelkenle Singapur'a... Bölüm - 2
- Alper Akpeçe

- 18 May 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Haz 2024
Akay Viran

Hurghada’nın sokakları.. Bukra İnşallah
Toz, pislik ve içinde inin, cinin top oynadığı Hurghada sokakları…
Sene 1993 ve Şubat ayının 23’ü. Yani ramazanın ikinci veya birinci günü.
Elimde kırık iki adet matafora ile liman denilen ucube yerin arka sokaklarında dolaşmaya cıktım. Toprak sokaklarda dışı krom, içi ahşap mataforalarımızı tamir edecek dükkan vari bir yer arıyorum.
Ömer başına gelecekleri tahmin ettiğinden midir nedir ? Sen daha iyi yaparsın ara gazıyla işi bana kakalamıştı !..
Iftardan sonra tek tük açılan dükkanlar arasında tornacı, tesfiyeci veya benzeri bir yer arıyorum. Derken bir tane dükkan tavsiye ediyorlar ama bu arada her kime elimdekileri gösterip, "tamirci nerede var " demeden önce her kapıyı açacak sihirli kelime “Esselamunaleykum” ile lafa girmeyi hiç unutmuyorum. Dediğimde de hemen buyur ediyorlar ve hoşgeldin kabilinden önüme tarifi imkansız temiz bir kallavi su bardağında çayımsı bir sıvı koyuyorlar .
Hikayemi anlatmaya başlıyorum. Bu arada 2 tane matafora elden ele geciyor ve ben aramaya gerek bile kalmadan doğruca gidiveriyor tamirci dükyanına . Hadi arkasından yallah. Bana dillerinin döndügünce tamiri yapacaklarını tarif ediyorlar ve beş parmak gösteriyorlar; yani 500 dolar…
Kaç gün diye soruyorum ? Bu sefer de iki ellerini yana dua edecek şekilde açarak yanıtlıyorlar ; BUKRA INSALLAH… Eminim bu iki kelimeyi hepimiz gayet iyi biliriz.
1992 senesinde, Marmaris’de argon kaynağı yapacak tornacı bulamadığımız günlerde gemilerde fitterlik yapan Rizeli Recep ustayı argon kaynağı kursuna göndermiş ve teknenin donanımını yapabilsin diye önüne tüm paslanmaz çelikten yapılacak fittinglerin 1e1 maketini koymuştuk. Aklıma ancak o sekilde krom işlerini tamamladığımız gelince, yamulan krom mataforayı nasıl tamir edebileceklerini anlatmaya çalışıyorum, ama pek bir faydasının olamayacağını kavramam uzun sürmüyor. Anladığım tek şey ise ; Yeter ki bir sekilde halledelim ve buradan gidelim.
Yine ayni sokak aralarından tozları yuta yuta tekneye dönüyorum. Tekneyi Hurgada limanında ancak zor bela balıkçı teknelerinin üstüne bağlayabildiğimiz için tekneden, tekneye zıplayarak balık ağlari, samandıralar ve kokuşmuş kuru balık kokuları arasından geçerek Rising Tide’a geliyorum. Hurgada’nin sokaklarında yaptığım toz banyosundan arınmak için kendimi denize atıyorum.
Ikinci ve takip eden günlerde tekne ile tamirci arasında gidip geliyoruz. Tamiri yapan ustalara her şeyi tek tek gösteriyoruz . Ahşabı da balıkçı teknesi imalatı yapan ufak dükyanlardan temin ediyoruz. Bize bumba imalatında kullandıkları ahşabı satıyorlar.. Okaliptus ağacından 2 adet mataforamiz oluyor…
Ne zaman biter sorusuna aldığımız yanıt tek : Bukra Insallah hiç değişmiyor… Bukrayi bukra izliyor.
Büyük lokma ye, büyük söz söyleme diyen atalarımızı daha sonraki yıllarda saygı ve minnetle anacağım...
Hurgada sokaklarında geziniyorum. Daha turizm yeni başlamış, restoran, otel falan hak getire. İlerdeki yıllarda on sene sürekli geleceğim ve hatta yaşayacağım bu kasabada, bir de manava ve kasaba gitme şansı bana verilince, sokakları bir parça daha modern olan Pazar yerine geliyorum. Gittiğim manavda nispeten taze sebze ve meyve bulabiliyorum. Gelgelelim kasaba gittigimde et yerine hiç bir sey alamadan dönüyorum, Rising Tide’a. Etler dışarıda asılı ama renkleri artık iyice siyah olmuş. Kasap elindeki çaput parçasını şöyle bir sallıyor etin üzerine ve et anında, et rengine dönüşüyor, çünkü çaputun ete çarpmasıyla etin üzerindeki siyah renkler uçuşup gidiyor…
Bu arada dümeni kaçırıp kazaya neden olan sevgili dostumuz fotografçı, elinde video kamera ile ayni sokaklarda hesapta belgesel çekmeye çalışıyor.
Toz, pislik ve ramazanın kutsal değerlerinin içiçe yaşadığı Hurgada’yi çok özleyeceğimizi bilerek ağlamaklı bir şekilde 9’cu günümüzde halatlarımızı mola ederek, rotamızı Aden’e döndürüyoruz.
Grandi direğine tırmanıp gözcülük yaparak, mercan kayalarının arasından pür dikkat geçip Kizildeniz’e yelken basıyoruz. Aksi halde tekneyi burada mercanlarin tepesinde bırakmak çok kolay.
Devamı Haftaya…. Kızıldeniz ve Burçak partisi



Yorumlar