top of page

Kayıp Giden Yıldız ; Sarı Baca Çift Çapa Ay Yıldız


sarı baca & çift çapanın ardından ...


'' sen şimdi yoksun, bir daha olmayacak mısın '' dediğimde;


içi acıyan, gözleri dolan ve uzağa dalıp gidenleri hissediyorum şu an.

kalplerin aynı frekansta attığı db cargo nun evlatlarıydık çünkü biz


efsane olmak kolay mıydı öyle…


gözümüzü sende açmıştık..

deniz örf, adetlerini,

ağabeyliği, kardeşliği,

saygıyı, sevgiyi,

kader birliğini,

ekmeği paylaşmayı,

bereketi,

nezaketi,

hakkı, hukuku,

devlet malını korumayı,

sadakati,

ve

şükür etmesini sende öğrenmiştik

- - - -

taş bina'dan çok daha fazlasıydın...

anamız,

babamız,

evimiz,

okulumuz,

dert ortağımız,

ağlayanımız,

gülenimiz,

sırdaşımız

ekmek teknemizdin sen…

- - - -

türkiyemin çok renkli mozaiğiydin …

gaziantepin yaylası,

ramanın dağı,

adıyamanın nemrut'u,

m.ali ülgen ve fahri engin'in rütbesi,

hamidiye kahramanı rauf bey'din sen...

- - - -

konyanın mevlanası,

kırklarelinin dupnisa mağrası,

kayserinin pastırması,

kaşın sahili,

kilisin yorganı,

kulanın volkanı,

kemahın otlukbeli,

kilitbahirin kalesiydin sen...

- - - -

t.cnin ilk donanma komutanı a.şükrü okan,

amiral gemisi sadık atlıncan,

cihan harbinin komutanı general ragıp gümüşpala,

atatürkün soy adını verdiği general kazım orbay,

istiklal madalyalı general zeki doğan,

kuvay-ı milliye komutanı general a.fuat cebesoy,

halef/selef 27 mayıs - kaptan teknekuranıydın sen...

- - - -

elazığ'ın barajı keban,

şark'ın gözyaşı aras,

egenin cansuyu gediz,

mezepotomyanın sağ kolu fırat,

mezepotomyanın sol kolu dicle,

trakyamın sınır boyu meriç,

çaydaçıra'nın yurdu elazığ,

ömrümüzün baharı gençliktin sen...

- - - -

türk milliyetçisi, şair namık kemal,

baş mimar sinan,

plevne muharebe komutanı gazi osman paşa,

sadrazzam b.reşit paşa,

ilk anayasanın mimarı mithat paşasıydın sen...

- - - -

çaldıranın ovası,

niğbolunun tuna boyu

ağrının dağı,

prevezenin zaferi,

antakyanın künefesi,

artvinin kafkası,

mohaçın muharebesi,

antalyanın düdeni,

çinenin köftesi,

sökenin deve güreşi,

söğütün türbesiydin sen...

- - - -

değerli ağabeylerimiz

necdet or

yusuf ziya öniş

burhanettin ışım

abidin dorandın sen...

- - - -

burdurun insuyu mağrası

bitlisin beş minaresi,

bolunun abant gölü,

bursanın iskender kebabı,

balıkesirin höşmerim tatlısıydın sen...


ıspartanın gülü,

urfanın balıklı gölü,

erzurumun yaylası,

kahraman maraşın dondurması,

kocaelinin pişmaniyesi,

iskenderunun isdemiri,

ereğlinin erdemiri,

kara bahtlı menteşesi,

zaferlerin zaferi 30 ağustos

cumhuriyetin temeli 29 ekimdin sen ...

- - - -


sağlığım yerindeyken, en samimi ve içten duygularımla hayatımın denizde geçen en güzel yıllarına '' d.b deniz nakliyatı t.a.ş '' gidiyorum zaman tünelimde..

her okuyan ( efsaneye hayatını adayan, gönül veren ) kendi yaşamından bir kesit bulacaktır diye ümit ediyorum tarihe yolculukta…


bismillah vira öyleyse…


çocukluk hayalimdi ama ( asker/sivil ) denizci olmak.

ailede bahriyeli olunca, hiç kaçarı yoktu bu sevdanın

doğup büyüdüğüm fındıklı semtinin parkından her eve dönüşümde, camekanlı gemi maketini seyrederdim.

çocukluk işte! güzel bir oyuncaktı benim için.

yıllar sonra öğrenecektim isminin mv general zeki doğan olduğunu.

profesyonel denizciliğe bu şirkette başlayacağım, aklıma bile gelmezdi o yıllar.


- - - -

70li yılların sonu…

maket gemiyi seyretmek bir yana, güzel sanatlar akademisinin park a bakan taş iskeleden motorla denize açılan saçlı sakallı adamlar takılmıştı gözüme.

köfteci niyazinin ( komşumuz ) tezgahından atıştırıp, öyle binerlerdi motora

niyazi amcaya sorduğumda, ilk ondan öğrendim bu adamların denizci olduğunu.

- - - -

yıllar geçiyor, her şey değişiyordu.

değişmeyen tek şey ! eğlencelik ve seyirlik o gemi maketiydi, camekanda duran.

bir de motora binip giden denizciler …

- - - -

geçen zamanla birlikte, adını telaffuz etmeye başlamıştım artık şirketin '' deniz nakliyat ''

başındaki d.b'nin anlamını bilmiyordum ama

olsun, ne gereği vardı ki zaten

büyüdüğüm mahallenin, temel taşıydı. hep oradaydı çünkü

- - - -

efsane ile tanışma…

denizcilik okulumun ilk '' gemi makinaları '' öğretmeni,

şirketin kıdemli baş mühendis ve makina enspektörü

metin öztüfekçi ve nedret demir ağabeydi.

bilgi, tecrübe, ders anlatım, teorik ve pratik uygulamalarıyla denizi sevdirmeleri bir yana,

kalite ve istanbul beyefendisi duruşlarıyla, daha o yıllarda gönlümüze taht kurmuştu bu ikili.

mezuniyet sonrası, db deniz nakliyatta işbaşı yapmama vesile olan yine onlardı.

sadece benmi ? efsanede görev alan dönem arkadaşlarım içinde aynı durum söz konusuydu.

hayata veda eden sevgili metin öztüfekçi ve nedret demir ağabeylerimi saygı rahmet ve minnetle anmadan geçmek istemiyorum…

ruhlarınız şad, mekanlarınız cennet olsun. ışıklar içinde uyuyun

bana bıraktığınız en güzel miras bu oldu.

- - - -

mezuniyet sonrası,

aile dostumuz kpt.metin ışın ( rahmetli ) ağabeyimle, maketini uzun yıllar seyrettiğim efsanenin kapısından içeri giriyoruz...

ne yalan söyleyeyim, dizlerim titriyor…

personel enspektörü kpt. akın özkayanın odasında çaylarımızı içerken gemi planlaması yapılmıştı sohbet esnasında..

ilk ordinomu alarak dışarı çıktığımda, gözüm parktaki taş iskeleye kaydı hemen !..

bavulum günler öncesinden hazırdı

gemiye ne götüreceğimi metin ağabeyden öğrenmiştim zaten.


ve o an !..

servis motorlarının kalktığı kabataştayız annemle birlikte

iki tane motor yanaşıyor iskeleye…

ancak, hangisine bineceğimi bilmiyorum

biri sesleniyor '' hangi gemi '' ?

namık kemal diyorum. atla bakalım diyor

ve poyraz isimli servis motoruyla hareket ediyoruz

annem gözden kaybolana kadar bakıyorum rıhtıma......

gözlerim doluyor ama, bırakmıyorum kendimi.

karma karışık duygular içindeyim !

omzuma bir el dokundu o kalabalıkta !

beykozlu makina lostromosu idris usta ( adını sonradan öğrendiğim )

'' belli, yeni denizcisin, alışırsın '' dedi ve uzun yıllar sürecek olan maceram başlamış oldu.


- - - -

bir kaç gemiye uğradıktan sonra, iskele borda merdiveninden çıkıp profesyonel denizciliğe ilk adım attığım


özder tuncay ( master )

sadi pençap ( c/o )

tufan süslüer ( 2/o )

atilla vodina ( 3/o )

serdal kavak ( 4/o )

metin yapıcı ( c/e )

arif aydın ( 2/e )

niyazi ….. ( e/o )

bora alp ( r/o )

nusret pırlant ( boss )

idris güneş'li ( donkeyman ) m/v namık kemal gemisine iltihak oldum

kumanya, yakıt ve malzeme ikmali sonrası, gece yarısına doğru demir aldık.

ışıklar kaybolana kadar, seyrettim istanbulu...

gözlerim doluyor !

ilk kez, evden bu kadar uzak ve ayrı kalacaktım

ışıklar kaybolduğunda, üstüme çöken rehavetle o gece nasıl uyuduğumu bilemedim.

çalan telefonu açtığımda '' alesta '' sesiyle irkilerek uyandım, sabahın erkeninde.

'' hoş geldin, hayırlı olsun '' tanışma faslıyla başladı gün.

keyifli bir kahvaltı sonrası , yıllarca üstümden çıkmayacak işbaşı tulumunu giyerek indim gerçek dünyama ( makine dairesi )


isveç / norrkoping'e gidiyorduk

kağıt mayası yüklemesine müteakip almanya /hamburg limanına geçecektik

ilk seferimde öğrenmiştim;

ordinoyu, matapan'ı, papazın fenerini, piskaya'yı ( biscay ), kontinant'ı, bahçeyi ( akdeniz ) italyan kanallarını ( +18 ), tutti frutti'yi, mark'ı, frang'ı, alesta'yı, üstübü'yü, kaul'u, malafa çekmeyi, iskandil'i .....

meşakkatli ve pahalı bir tecrübeydi gemi üstünde geçen, her bir gün...

seyir, demir, yükleme derken bir buçuk ay sonunda izmit / derince'den giriş yaptık ülkeye

vatan kokusu bir başkaydı hakikaten.

anlatırlardı da, yaşamak gerekiyormuş meğerse.

2.müh arif aydın izin vermişti, eve gitmem için.

mahalleye girdiğimde farkettim, sokağın ve evimizin ne kadar küçük olduğunu !


denizcinin dünyası ve hayalleri öyle büyük ki, dar gelir onlara karada her şey…

sıkılırlar, gereksiz muhabbetten

zul gelir, dert anlamayana meram anlatmak

hızlı geçerler, anlamsız şeyleri

zamanları yoktur, bir nefes alımlıktır izin dedikleri


- - - -

namık kemal de geçen ilk 3 aylık tecrübenin ardından, daha uzaklara gönüllü oldum.


alaattin zümrüt ( master ) aleko

tacettin terzioğlu ( master )

dündar yüce (c/e)

mehmet alagöz ( c/e )

cüneyt çaptuğ (c/e)

adnan kadızade (c/o)

nedim ahat ( c/o )

önder biçer ( 2/o )

ali gülcü ( 3/o )

osman demir ( 1/e )

çetin kırtış ( 1/e )

muhittin ...... (1/e)

güven sarı (1/e)

mehmet akbaş ( 2/e )

osman yalman ( 2/e )

halit aydoğdu ( 2/e )

murat ata çevik ( 3/e )

murat hılkın ( 3/e )

oktay gönenç ( 3/e )

ender bayram ( 3/e )

akın aras ( r/o )

serdar ..... ( r/o )

sami şişman ( e/o )

zeki polat (e/o)

harun çakır ( e/o )

sami şişman ( e/o )

ibrahim sedef ( boss )

adem kaya ( donkeyman )

ömer başak ( cabin chf )

ilyas morgül'lü ( motorman ) m/v isdemir


meslek hayatımın kilometre taşı ve en uzun süreli çalıştığım gemi olacaktı ( 5 yıl ) bu güzel kız

bu gemide öğrendim;

aleko'yu, beybaba'yı, missisipi nehrini, gemiden gemiden düelloyu !. , amerikanın keşfini, ıhı kreyni, büyük/küçük kabotajı, ihrakiyeyi, typhoon düdüğü, kapakaltı'nı, ananas'ı, çift çapa nevresim takımlarını, role talimini, istanbul radyoyu, gemiden alo demesini....

aleko dedimde, satırlara sığmaz onu anlatmak.

o bir kaptandan çok fazlasıydı çünkü ( üniversite tez konusu !.. )

- - - -

izindeyken, denk gelir arkadaşları görürüm diye giderdim efsane'nin arka sokağına ( makam araçlarının olduğu ara )

akbank'ın karşısındaki, emektar şükrü ağabeyin şarküterisinde ayak üstü votka/vişne yuvarlardık sohbet derinleşince

o yetmezmiş gibi, fedai ( acenta ) ve ergun palaz (c/e ) ile fındıklı parkında devam ederdik piize

boyacı, çingene çocuğu kenan ( çayırbaşılı ) erketeye yatardı, servis motoruna giden enspektörlere yakalanmayalım diye.

başımızın üstüne az çekmedik mukavva kutuları, kenanın ıslığında...

- - - -

yine bir ordino günü...


cumhuriyet tarihine isimleri altın harflerle kazınmış meşhur


cemal burkovik ( cpt )

akın özkaya ( cpt )

ersan hansoy ( cpt )

levent kayıkent ( cpt )

sezgin zühtü oral ( cpt )

hazım üler ( cpt )

ersan gürgül ( c/o )

ümit çoban (c/o)

tamer çiçekdiken (c/o)

nejat ongan (c/o)

muammer kara ( c/o)

ali dereko ( r/o)

fahri dereko (r/o)

şahin yıllı (r/o)

salim özkan (c/e)

tayyar kuşcu (c/e)

aslan karadeniz ( c/e )

zafer etcan ( c/e )

vahit girit ( c/e )

adnan koca (c/e)

ali yılmaz (c/e)

cemalettin şevli ( (c/e)

niyazi keskin (c/e)

murat uras ( 2/e )

erol başkan ( 2/e )

beşir dok ( 2/e )

ekrem şahin ( 3/e )

hasan özden ( e/o )

gürsel kurt (e/o)

necati sayın ( e/o )

şenol bodur ( e/o )

ahmet avan ( boss )

miktat evci ( cook )

ramazan özdemir ( steward )

yağcı fifty ( %50 )

sait aydın'lı ( a/b ) m/v 29ekim ve m/v 30ağustos


bu gemilerde öğrendim;

time charter ( şartel'i), demoraj'ı, kirayı/kiracıyı, kasırgayı ( hurricane ) pasifik'i, hint'i, ekvator geçiş belgesini, alo vatan'ı, suez kanalı, helvanın/lokumun kıymetini, papürüs'ü, ikram faslını, ambar temizlik/sintine basımını, socotra'yı, ekonomik seyri, döviz'i, mesai defterini, görev dışı'nı, fruit of the loom çamaşırı ve şablon yapmayı

'' gemilerimizin birinde .....'' diye başlayan tamim ve mesajlara en çok bu gemilerde tanık olmuştum.


saatleri geri ala ala, gün değiştirme çizgisini ( ıdl ) geçmek bir ritüel haline gelmişti.

bir günü, tekrar yaşayarak telsizci akın aras ağabeyin yaş gününü ( pazar ) iki kez kutlamıştık.

kuru fasulyeyi, üst üste iki gün yemiştik, bolulu nihat ustanın elinden.... hemde ne iştahla

şartel sonu, pakistan/karachi'den yurda dönerken, uçakta yapılan yastık savaşını başlatan sezgin zühtü ağabeyin (kaptan ) enerjisini, içindeki küçük çocuğu, daha dün gibi hatırlıyorum...

kuzey atlantik okyanusunda denizden kurtardığımız özel yat'ın üç kişilik mürettabıtının gözlerindeki dehşeti ve yaşama sevincini

nefes almanın kıymetini...

güney afrika/ richards bay limanında, yanaşma manevrasında, halatı elinden kaçıran siyahi liman işçisinin, beyaz amiri tarafından nasıl dövüldüğünü

new orleans / missisipi nehrinde demirliyken, her iki demirin birden koptuğunu,

9 ay'da üç dünya turunu,

katrina kasırgasını,

kamarot salih'in ( kayserili ) pasifik okyanusunda intiharını,

santos limanındaki abc ve pink panther'i,

panama kanal ( gatun lake ) devasa timsahları,

ulsan tersanesini

dahası

zaferi ve cumhuriyeti hiç unutmadım….


- - - -

sorardı karadakiler

'' gecenin zifiri karanlığında, gemiler nasıl gidiyor ''

anlatırdım, anlayacakları dilden

olmadı bir kez daha, olmadı tekrar..

sonunda içimden pes eder '' aynı araba gibi, farları yakarak '' deyince susarlardı ve konu tatlıya bağlanırdı.

gemi ekmeğini özlerdim izindeyken

günlerce beklesede zevkle, iştahla yenirdi. o kadar lezzetliydi anlıcanız...

piştikten sonra, kumanyalıkta saklanır. günlerce idare ederdi öğünleri.

unu ve mayası kaliteli, ustası işinin ehliydi.

sırf bu işin ekmekçi kadrosu vardı

kulakların çınlasın ismail usta'm ( her neredeysen )

- - - -

sürekli dökmeci gemilerde çalıştığım için, adım dökmeci'ye çıkmıştı...

bod'a girdiğimde ordinom hazırdı hep

telefondan alırdım haberi ( zekai öz ) ordinomun hangi gemiye kesildiğini

- - - -

ya nasip deyip, çıktık yola ; istikamet izmir / aliağa


hazım sinir (cpt)

nuri yamansu ( cpt )

ahmet çoker (cpt)

bahtiyar dur (c/o)

hüseyin kapucu (c/o)

ergun kaya (c/e)

mehmet ali alagöz (c/e)

ergun palaz (1/e)

kemal yüksel (2/e)

halit morbenli (e/o)

niyazi sayın (h/o)

ufuk kutay'lı (r/o) mv kahraman maraş


bu seferde öğrendim;

uzak doğunun gizemli limanlarını, tapioka'yı, mamasan'ı, ciki ciki'yi, durban'ı / kurban'ı, malaga boğazı korsanlarını, güverteye deniz suyu hortumların döşenmesini ( korsan caydırıcı ! ), nem'ini, mistik kokusunu, jumbo karidesi, köpek öldüren birayı / viskiyi, filipino manki'yi, makineto'yu ...

isdemir'den yüklediğimiz inşaat demirini iran'ın bandar khomeini limanına götürüyoruz.

basra körfezinde esen sert rüzgar ve ağır denizler ( sancaklı ) nedeniyle yoldan düşen iran deniz kuvvetlerine ait gemiyi rüzgar altı yaparak, yedeklemişti kaptan ahmet çoker

nede olsa, o da bir bahriyeliydi.

anlatmaya başladı ;

selimiye kışlasının zindanında yatıyoruz, sabahattin eyüpoğlu ile ( meydan larousse'nin çevirmeni, akademisyen, yazar )

fransa'dan çeşit çeşit peynir gönderiyorlar kendisine.

zindan a gelen farelere, peynir ziyafeti çekiyorduk. karıştırmayalım diye, renkli ipler bağlamıştık boğazlarına

fransızcayı, o karanlık ve soğuk zindanda öğrendim usta kalemden ...

hiç aklıma gelmezdi ; ben, fareler ve sabahattin eyüpoğlu

----

ergun kaya çarkçıbaşım, adana'nın medarı iftiharıydı

ruh haline göre, koyar davul zurna kasetini, halay çekerdik kamarasında...

buzdolabı, süpermarketten farksızdı.

kamarası, sucuklu yumurta / menemen yapacak kadar, tam teşkilatlıydı

kokuyu alan hazım sinir ağabeyde ( kaptan ) yanımızda biterdi anında

ergun palaz mı ?

denizde çalıştığım baş mühendis'ler içinde idol'ümdü

meslek, teknik, taktik, idarecilik ve serin kanlılık hususunda çok şey öğrendiğim şahsına münhasır bir değer benim için

iran'ın 50 derecesinde, makineto çektiğimiz kazanın cehennemliğinde göz göze geldiğimizde demiştik '' bu dünyada cehennemi gördük '' diye

ternate adasında, ağaçtaki yerlinin elinden düşen pala'nın kellemizi sıyırarak geçtiği korkunç an

'' singapur dar geldi '' johore / malezya ya kaçak geçtiğimiz gece,

sandakan limanında, gemiye gelen berber'e !.. kulağı kaptırdığımız an, daha dün gibi hafızamda


- - - -

hayatım/ız önceden yazılmış bir senaryo misaliydi...

karakter/ler aynı, podyum farklıydı sadece.


hakkı tuğcu ( cpt )

taner yalaz ( cpt )

durmuş konya ( c/e )

fahri barutçu ( c/e )

musa akın ( 2/e )

ali narcı ( c/o )

recep yaman ( 2/e )

azem çakır'lı mv bursa gemisindeyim….

bu seferde öğrendim;

b sınıfını, container'i, usa hattını, hakkı ağabeyin kara kartalını, taner ağabeyin sarı kanaryasını, fahri barutçunun arapçasını, zenciyi, teneke mahallesini, gemide partiyi, papaz'ı, isa'yı, incil'i, second hand ( sekineti ) paf küf'ü,

dur duraksız, dolmuş taxi misali seferlerdi

bir ateş alımlık limanlar arasında, bilardo topu gibiydi b'ler

gemileri, container'a çeviren projenin babasıydı hakkı tuğcu

( trabzonun fanatik çılgın beşiktaşlısıydı o )

- - - -

değiştirmeci olarak gittiğim,


ismail bayar ( cpt )

kız hasan ( c/e )

ali narcı ( c/o )

turgut ...... ( 1/e )

serhat yeşilçicek ( 2/e )

tayfun başçetin ( e/o )

ufuk kutay'lı ( r/o ) mv kaş'a misafirim bu sefer

kumkapı demir / haydarpaşa rıhtım'ın müdavimleriydi k sınıfı gemiler...

bod-bod / kaş çağırıyor ...

kanal 69 efendim

ne çok takılmıştık şu 69'a...

esprisi bile dünyalara bedeldi o yıllar

yeşil renkli, saılor marka telsiz cihazı, nostaljideki yerini çoktan almıştı.

bod girişinde, sağ tarafta duruyordu yılların emektar telsizi.

kimlerin eli değmedi ki …

son zamanlarında ekmekçi emin kullanıyordu telsizi

anwers, öküz bar, bremen mızıkacıları, kırmızı ışıklı evler, mark, frank, hamburg, st.pauli bu seferde tanımıştım…

unutmadan!

birde amerikalı salih'imiz vardı haydarpaşa limanında.

kuzine, kamara ve salonlar ( temizlik, yemek, servis ) ondan sorulurdu

dinlendirirdi aşçıyı, kamarotu limanda kaldığı süre boyunca.

bir yatacak yer, bir kap yemek, tek dal sigara

emekli olsada, sarı bacanın aşkına, peşini bırakmıyordu gemilerin.

-----

o bir gezgin, o bir maceracı, o bir uzakdoğulu…


ahmet küplüoğlu ( mk enspektörü )

hasan gülcü ( cpt )

mustafa girgin ( cpt )

ercan akbulut ( c/o )

ümit tanka ( 2/o )

nazif atakul ( c/e )

şakir ündeyici ( c/e )

sadettin çetin ( c/e )

ergun palaz ( 1/e )

erol çelik ( 2/e )

balatlı hilmi ( e/o )

ismet şen ( e/b )

tayfun sevimli'li ( motorman ) mv kocaeli 1 gemisindeyim …


uzakdoğu, muson, ( monsoon ) singapur, tayland, ladyboy, manila, köpek eti, filipino manki, malaca kanalı, korsan, şeytan kayığı, cephane, bomba, füze, ananas, çikita muz, kakalak, sütten yoğurt bu gemiden geriye kalanlardı…

efsanedeki en heyecanlı ve maceralı anı'm, bu gemiye ait (14 ağustos 1996 )


iskenderun / ekinciler den yüklediğimiz inşaat demirini burma / yangoon limanına tahliye ettik

ambar temizliğiyle geçen 3. günün ( demirde ) sonunda yeni sefer talimatı geldi..

bir haftalık seyir sonrası malezya / pelabuhan klang limanına yanaştık

klasik kontroller sonrası, üst düzey güvenlik önlemleri dikkat çekiyordu.

extra'dan gelen sivil asker / polis sürekli gemi üzerindeydi.

cephane yükleneceğini öğrendik !...

içerik, adet, özellik, tahliye limanı devlet sırrı

ambar ve güverteye alınan container'ların yüklemesi 1 hafta sürdü.

konişmentoya '' goverment cargo '' yazılmıştı.

kalkış sonrası, tahliye limanı belli oldu '' derince ''

malakka boğazı, bengal körfezi, umman denizi , aden, kızıldeniz ve suez canal sonrası, şansımıza ! hava yemeden keyifle geçen seyir sonrasında nihayet akdenizdeyiz...

gece yarısının sessizliğini, şiddetli bir patlama sesi bozdu !..

panik ve heyecanla kamaradan fırladığımızda, ana makinanın stop ettiğini anladık

tüm ekip, aşağı indiğimizde,

daireyi yanık yağ buharı ve kokusu kaplamıştı.

ana makinanın kısmen soğuması sonrasında, karter kapaklarını açtığımızda 10 nolu silindir ana yatak sardığını tespit ettik.

işin teknik kısmını hızlı geçiyorum

(yedeğin hazırlanması, kep/yatak demontaj, temizlik, alıştırma, montaj vs)

bu operasyon sürerken,

köprüüstü'nden, baf'a doğru sürüklendiğimiz ( akıntıyla ) söylendi.

yaklaşık 30 saat süren özverili çalışma sonrasında test aşamasına gelmiştik...

televizyon çekiyor ancak, net görüntü alamıyorduk

o esnada, ekranda türk bayrağı, direğe tırmanan adam vs görüntüler var, fakat anlam veremiyoruz....

gemiden

merkez ofis ve türk deniz kuvvetlerine durum bilgisi geçiliyordu sürekli...

aksaz deniz üssünden 2 adet fırkateynin kalktığı bildirildi...

testlerimiz sonrasında, makinaya hava çaktık ve pek ağır yolla hareket ettik...

aynı gün, iskenderun'dan kalkan mv balıkesir gemisi, refakat amaçlı sancak bordamızda yer aldı...

baf açıklarından, derince ( şirket talimatı, pek ağır yol ) 5 gün aldı


en büyük şansımız, akdeniz ve ege'yi hava yemeden geçmemiz oldu...

nihayetinde derince limanına bağladık sağ selamet

sahilde, onlarca rütbeli / sivil asker, gemiyi emniyete aldılar

sat dalgıçları, gemi altını ekranla taradı

gemiye ilk çıkan hava pilot albay oldu. ( 2.kpt ercanın meydan komutanı ağabeyi )

ilgili cargo ……… vagonlara yüklenerek yola çıktı.

kıbrıs televizyonundaki puslu görüntüler ise,

magusa sınır kapısında, direkten türk bayrağını indirmeye çalışan rum gencinin türk subayı tarafından vurulma anıymış !..

düşünsenize,

türk bayrağını indirirken vurulan rum genci ve baf sahillerine vuran cephane yüklü bir türk gemisi !...

bilmiyorum, sonumuz ne olurdu !...


-----


bir nefes alımı, 15 yıl ne çabuk geçti anlamadım.

tarihler 2000 yılının haziran ayını gösteriyordu


ve yolun sonuna gelmiştik !…

'' deniz bitti efendi kaptan '' deyimini yıllarca duymuştuk çeşitli ağızlardan

hakikaten deniz bitmişti. bitirilmişti !.. zevkle, bilerek, istenerek hemde…..


hasan gülcü ( cpt )

ihsan yılmaz ( cpt )

aslan karadeniz ( c/e )

muharrem bahçıvanoğlu ( c/e )

nejat savaş ( c/e )

taştan alaz ( 1/e )

salih önol ( 1/e )

kominist ali ( 1/e )

maksut tuğcu ( c/o )

güven kerimoğlu'lu ( r/o ) m/v menteşe'deyim

namı diğer kara menteşe

ölümü, intiharı, sakatlanmayı, yolda kalmayı, arızayı, yangını, kavgayı, isyanı, aç kalmayı, ahde vefayı, ağabeyliği, kardeşliği, cefa'yı, vefasızlığı, engin kaptanoğlu'nu, çürüğü, hurdayı, satışı !, beyaz sarayı, çin'i, hüznü, ağlamayı, vedayı öğrendiğim gemiydi kara kız…

sonun başlangıcı, 2000 yılının haziran ayında start aldı.

son 1 yılım, çin'in, cheng xhi tersanesinde geçmişti.


db deniz nakliyat taş'ın son günlerindeki mali kriz !..

( sözde - uydurma kriz ) acenta, yakıt, kumanya ve tersane borçları nedeniyle gemiler uzakdoğu tersanelerine rehin kalıyordu.,

kahramanmaraş ile tamire girdiğimiz tersaneye, 3 ay sonra isdemir gelmiş ve onun 2. müh. ile yer değiştirmiştik ( eşinin doğumu sebebiyle )

isdemir ile 3.5 aylık tamir sonrası, yine aynı tersaneye gelen menteşe nin 2.müh ile yer değiştirdik bu sefer...

atama talimatı bizzat aydın üçok ağabeyin ( tk müd ) talimatı doğrultusunda gerçekleşiyordu.

gv ensp taner yalaz ve mk ensp muharrem bahçıvanoğlu ağabeyle birlikte, çin'in dondurucu soğuğunda devam ediyordu operasyonlar...

5 aylık periyotta,

tamir amacıyla tersaneye alınan menteşe , yapılan saç ölçümleri sonucunda, astarı yüzünden pahalıya mal olacağı anlaşılınca satışına karar verildi.

gemiyi satalım mı?

hurdaya mı verelim ?

tamir mi ettirelim ? belirsizliğinde geçti son 1 ayımız

bu arada, db cargo'nun özelleştiği haberi geldi. ( armatörler birliği söz sahibiydi artık )

henüz şok'u atlatamamışken, ertesi gün engin kaptanoğlu geldi türkiyeden...

telefon trafiği sonrasında,

geminin abs class'dan çıkarılıp türk loyd'a geçirileceği söylendi

amaç,

hindistanda hurdaya verilebilmesi için, geçici sefer izni alınmasıydı.

kevgire dönen borda ve top side tank saçları nedeniyle belli ki gerekli izin çıkmamıştı.

ve sonunda karar verildi.

menteşe satılacaktı

güverte / makina tamir ve bakım için sökülen tüm ekipmanlar tekrar monte edildi.

personelin 4/3 türkiyeye çekildi

kalan bizler ( hasan gülcü, nejat savaş, ben, tarık kpt, 1 yağcı, 1 gemici ve 1 aşcı ) geminin satışına kadar burada kalacaktık.

çin'li alıcı ve bir kaç gemiadamı eşliğinde, 1 hafta sürecek olan devirteslim işlemine başladık.

geminin adı, hattı, yükü ve personeli çoktan hazırmış bile.. ( mv zhen hua 5 - bridge vessel )

evrakların imzalanması sonrasında, kıç üstünde sade bir tören yaptık.

hasan kpt ( hasan gülcü ) türk bayrağını indirip, katladı ve öperek koynuna aldı.

gözyaşlarımızı tutamadık.

meslek hayatımda derin iz bırakan o an, acı bir anı olarak hafızamdaki yerini aldı

- - - -

2000 haziranında yurda döndük.

şirkete girdiğimizde, haziran ayının bunaltıcı sıcağı, yerini buz gibi havaya bırakmıştı.

izinde olanlar arkadaşlar istifasını vermiş, ve çoktan ayrılmıştı

adımıza hazırlanan evraklardaki senaryo belliydi !

'' şartlarımızı kabul ediyorsan devam, yoksa güle güle ''


hiç okumadan attık imzayı

yani, tamam ( buraya kadardı her şey )

başım/ız teneşire gelene dek unutayamacağım/ız anılarla efsaneye veda ettik


bir devir böylece kapanmış oldu.

söylenecek çok şey var !. ama, gideni geri getirirmi ? hayır


giden, çok şey bıraktı ardında

kalansa, anılarla yaşıyor ruhunda


- - - - -

efsanenin olmazsa olmazları vardı …


değerli büyüklerimizi anmadan geçmekmi ?

isimleri, tarihe altın harflerle geçen efsane kaptan ve baş. mühendis ağabeylerimizi ( affınıza sığınarak ) lakaplarıyla birlikte yad etmek istedim öncelikle...


unutmadım ;

kürt ziya

selamın aleyküm latif

çingen mesut

kedi seyfi

köpek latif

makat maruf

peygamber cemal

parmaksız seha

sarhoş taci

deli muhsin

adem baba

çakal kemal

canavar mehmet

avanta hasan

aleko

çakal mesut

kız hasan

baron levent

sabancı hamdi

arap fahri

korsan ihsan

oturan boğa nuri

puşt tayyar

rus akın

cafer 71

hotvel niyazi

yaşar derdiyok

charli çoşkun

ense mehmet

taşkafa yaşar

amk mehmet'i


unutmadım ;

merkez ofisin ( bod ) temel taşları

sevimli ablası sevinç çevik

hayrettin yelesenli

erol büyükdora

fuat karaosmanoğlu

ferudun ede

erol altınel

yılmaz ceylan

çoşkun yurtkoru

mehmet cincik

hüseyin ener

ramadan emin

fethi yağız

ali pircivanoğlu

cavit bilgin

enis talay

ahmet küplüoğlu

ali yılmaz

ünver bozkurt

vedat savaş

zekai öz

ihsan birinci

ertekin balcı

şahika hanımı


----

unutmadım ;

bahriyenin en titiz kaptanı, ekolüm ersan hansoy

dünya iyisi, güler yüzlü ağabeyim zafer etcan

toprağım zafer seven

efsane roro'cu nejdet perçin

harbiyeli ercan

ak saçlı dalgıç erhan öztürk

albayım ersel kasap

75. yılın adamı orhan çakır

arnavut dostum orhan taga

satranç ustası can özel yılmaz

kadim dost zekeriya ünal

can keramettin işçioğlu

doktorum sefa arslan

telsizci irfan kaygın

vefakar abdurrahman demir

bener erdal ercan

potomyalı ismail erdoğan

askorozlu nurettin sarı

katil dursun kürtür

piç ertan ( aşcı )

müzmin bekar abdülkadir

aspetli zekeriya kopuz

sürmeneli sıtkı narmanlı

hoholis ramazan kambur

sendikacı salih mete

merkezci özcan centre

alaplılı levent

malatyalı murat

kamarot kara murat ( buba )

japon ibrahim

tilki selim

tophaneli yusuf

tillo mehmet


unutmadım ;

türkiye limanlarında, gemiye çıkan tamir ekibinin çok değerli teknisyen ağabeyleri

elektrikci rauf özbayrak

elektrikci gürsel kurt

bobinajcı mustafa teke

soğutmacı melih ışın

soğutmacı besim ağabey

soğutmacı abdullah müldür

soğutmacı sadi sezginci

elektrikçi cemil yılmaz

elektrikci ali bayrak

elektrikci mustafa erdem

elektrikci hüsnü şerifoğlu

elektrikci fikret ağabey

elektrikci ismail çalıkıran ( kakalak )

elektronikci yavuz özkorkmaz

elektronikçi nedim çolak'ı

----

unutmadım ;

makine tamir ekibinin kalender ustaları,

yaşar taşpınar, fikri, doğan, ismail, yaşar, ibrahim, islam, suphi, adem, mehmet'i

----

unutmadım ;

yıllarca bizi sırtında taşıyan emektar servis motorları

karayel, poyraz ve reis'i …

bir seferinde, gemiye giderken arıza yapan poyraz'dan bizi almaya gelen '' gel pisi pisi pisi '' diye gülerek çağırdığımız pisi'yi

sosyete adını verdiğimiz enspektör botu atak'ı

----

ve artık veda zamanı !

sabır ve özveriyle okuduğunuz yazımı sonlandırmadan önce;

hayata veda eden değerli büyüklerim, ağabey ve dönem arkadaşlarım…

cemal burkovık ( kaptan )

alaattin zümrüt ( kaptan )

tuğrul ayel ( kaptan )

erdoğan erdem ( kaptan )

lisanettin derebayoğlu ( kaptan )

ferhat tüysüz ( kaptan )

güngör fırat ( kaptan )

çoşkun yurtkoru ( kaptan )

akın özkaya ( kaptan )

özgür ünsal ( kaptan )

hazım sinir ( kaptan )

nuri yabansu ( kaptan )

mehdi gönülalçak ( kaptan )

turgut darı ( kaptan )

ihsan yılmaz..... ( kaptan )

halil ibrahim şen ( kaptan )

hüseyin öztürk ( 2.kpt )

hasan gülcü ( kaptan )

taylan sayılgan ( 2. kpt )

kemal şerifoğlu ( baş müh )

metin öztüfekçi ( baş müh )

tayyar kuşçu ( baş müh )

nedret demir ( baş müh )

a. kadir okay ( baş müh )

şakir ündeyici ( baş müh )

mehmet cincik ( baş müh )

aydın üçok ( baş müh )

dündar yüce ( baş müh )

feridun ede ( baş müh )

ali pircivanoğlu ( baş müh )

mehmet alagöz ( baş müh )

salim özkan ( baş müh )

serdar gümrükçü ( baş müh )

serdar boluluoğlu ( baş müh )

ekrem şahin ( 2 müh )

akın aras ( telsiz zbt )

ismail çalıkıran ( elk zbt )

hasan özden ( elk zbt )

merih ışın ( buzlukçu )

besim ağabey ( buzlukçu )

ibrahim turhan ( kamarot )

ahmet aktaş ( sağlıkçı )

niyazi sayın ( sağlıkçı )

yaşar taşpınar ( mk tamir ekibi )

dönem arkadaşlarım ....

h.kadri ürkmez ( gv )

adnan erzin ( gv )

ersan hatıpoglu ( gv )

erkan kurnaz ( gv )

aytaç çakır ( gv )

cemal dukel ( gv )

hakan akyuz ( mk )

cem ulkuguner ( gv )

birgen uzunca (gv )


rahmet, saygı ve özlemle anıyorum

ruhlarınız şad, mekanlarınız cennet...

derin mavilerde, pruvanız neta olsun

adını hatırlayamadığım, unuttuğum, haberini dostlarımdan aldığım efsane sevdalılarına;

gönül dolusu sevgi,

sağlıklı ömür ve

selamet diliyorum..


saygılarımla

salih önol

db turkish cargo lines

35817 ( 86/03 )


YDO Ruhuna sahip ama YDo lu olmayana çok güzel bir örnek https://www.linkedin.com/in/salih-%C3%B6nol-84321a241/

 
 
 

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Adnan  Öztürk
Adnan Öztürk
18 May 2024
5 üzerinden 5 yıldız

Elinize sağlık bundan daha iyi anlatılamazdı D. B deniz nakliyat

Beğen

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page