top of page

M/V C.Tahsin Anıları - 1 , Akay Viran 81'Gv

C.Tahsin ve Mr.Singer


1981 senesinde mezun olduktan sonra, 8 ay Büyük Reşit Paşa’da çalışmış ve Portekiz’e gidip orada çalışmaya ve evlenmeye niyetim olduğu için 1982 Mart ayında istifa etmiştim. Fakat evdeki hesap çarşıya uymamış ve henüz "Halatlar Mola, Limana Veda" mottosunu tam kavrayamadığımdan Portekiz maceram sadece 4 ay sürmüştü. İstanbul’a döndüğümde mezunlar cemiyetinin ilan panosunda Cerrahgil’in 3. zabit aradığını görüp, soluğu Nişantaşı’nda almıştım. Birkaç gün sonra da Acuner abimizin imzaladığı ordinomu cebime koyarak süvarimiz Dal Vecdi (Vecdi Erdal) ve birkaç gemici ile beraber Hollanda’ya uçtuk. O tarihte Hollanda’ya vize almadığımızı, sadece acenta’nın bizi karşılayıp gemiye götürdüğünü hatırlıyorum. Demek ki “OK TO BOARD” mektubuyla gitmişiz.


Schiphol’de, acenta bizi karşıladı ve geminin bulunduğu Rotterdam’a götürdü. Hatta gemiye biner binmez bağlı olduğumuz rıhtımdan başka bir rıhtıma shifting yaptık. Bizim gemiye katılmamız ile birlikte Süvari Gültekin kaptan ve 3. Kaptan Uğuray Akıncı ayrılmış, onun yerine Süleyman Ekin 3. kaptan olmuş, ben de Süleyman Ekin’in yerine 4. kaptan olmuştum. 2. Kaptanımız Keşanlı Mesut abimizdi. Baş mühendisimiz Oğuz Abi ve 2. mühendis Burun Kamil idi. Yani ekip tam anlamıyla YDO’luydu. Son derece neşeli bir ortamda bulunmaktan ötürü acayip derecede mutluydum. Rotterdam’da geçirdiğimiz 3 günün sonunda hareket ederek, Kanada’ya Büyük Göllere yol aldık. İşte bu sefer C.Tahsin anılarımın en renkli olanını bana yaşatacaktı.


YDO'dan mezun olmama ve çocukluk yıllarını geride bırakmama rağmen vazgeçemediğim en büyük tutkularımdan birisi zevkle okuduğum çizgi romanlarımın en değerlileri ve güzelleri özenle seçerek yanıma almıştım. En beğendiğim ve hastası olduğum kuşkusuz Kaptan Swing ise baş köşedeydi. Kumanya ikmali yaptığımız Montreal’den hareketimizle beraber ister istemez garip bir heyecan sarmıştı beni. Ontario gölünden geçecektik çünkü. Yani Kaptan Swing’in yaşadığı yerlerden. Lock’ları geçip, Ontario gölüne doğru ilerlediğimizde pür dikkat kesilmiş etrafı izliyordum. Her an bir adanın arkasından fırlayacak olan Ontario Kurtlarını görebilme hülyası ile St.Lawrence nehrini ve adacıkları sadece gözlerimle değil ruhumla da tarıyordum. Kaptan Swing’i ve peşi sıra gelen Mr. Blof ve Gamlı Baykuş’u görmek, Puik’i sevmek hatta belki El Ganso’yu bile görebilirim diye İngiliz askerlerine yakalanmadan sanki adaların arasından süzülerek yoluna devam eden C.Tahsin değil de bendim.


Vardiyam gelip de köprüüstüne çıktığımda bir yandan; pilota nasıl sorarım diye içten içe sorumu hazırlıyorum, ve cesaretimi toplayarak beybabaya; 

  • Süvari bey, pilota bir soru sorabilir miyim? Deyi verdim. Sonuçta hayal ürünü olan bir kitabın hayali kahramanıyla ilgili absürt bir soru soracaktım, o nedenle baya çekiniyordum doğrusu. 

Süvari bey, babacan bir tavırla ;

- Sorabilirsin tabii,  deyince, 

Ben de sorumu yapıştırı verdim: 

  • Mr. Pilot, do you know anything about Capt. Swing and Ontario Wolves? 

Ortalık bir böyle buz kesti, Beybaba sanırım mesleki bir soru sormamı beklerken, böyle bir soru gelince yan gözle bana doğru dik dik baktı, ama ne olduğunu merak etmiş olacak ki, gözlerini tekrar ufka çevirerek bir şey söylemeden o da pilottan gelecek yanıta kulak kesildi. Eee, o zamanlar Kaptan Swing okumayan mı vardı?

Pilot bir anda gelen bu ortamdan alakasız soru karşısında, önce sorumu anlamaya çalıştı, sonra anlamadım anlamında bir iki şey mırıldandı. 

Bu sefer de kendisine çizgi romanımdan ve oradaki hikayelerden bahsettim. Pilot biraz düşünüp evet, 18. yüzyılda buralarda İngiliz askerlerine karşı olan direnişçiler ve savaşlar vardı, ama onlara “Ontario Kurtları” deniyor muydu bilemem dedi. Demek ki benim Kaptan Swing burada yaşamış diye varsayımda bulundum ve arka cebimde getirdiğim Kaptan Swing’i pilota veriverdim.


22 yaşında ve 4. kaptan olan benim yerimde başka bir zabit bunu yapar mıydı bilmiyorum, ama hâlâ maceracı ve romantizmini yitirmemiş bir insan olarak, ben sanırım gene yaparım. O nedenle 65 yaşımda heyecanımdan 1 gram bile kaybetmeden zevkle denizde çalışıyorum ve gece vardiyalarımda yıldızlarla konuşup, dalgalara selam veriyorum. Yarım asır evvel, 14 yaşında İzmir körfezinin ortasına demirleyen Prudential Line’a ait LASH gemilerinin mavnalarının peşine takılıp, Alsancak limanına gizlice geren, “Denizli” gemisinin ikinci kaptanının beni görüp, çağırmasıyla lumbar ağzından gemiye çıkıp, bir daha da inemeyen ben, işte o gün C Tahsin gemisinin köprüüstünde, Ontario Gölü'nde Kaptan Swing’in ruhunun dolaştığı bin adalarda çocuklar gibi şendim.


Babacan pilot, gözlerinde bu heyecanı görmüş olsa gerek, 

  • biraz beklersen sana bir şey göstereceğim, dedi. Aşağı yukarı yarım saat kadar  sonra eliyle işaret ederek; 

  • "Bak görüyor musun işte Kaptan Swing’in kalesi" diye ufak bir adacığın üzerindeki bir şatoyu gösterdi. Sonra da ilave etti: "Bu şato elbette Kaptan Swing’in kalesi değil ama oldukça eskidir. Burasının adı Singer Castle ve Mr. Singer tarafından inşa edildi," dedi. Yani dikiş makinesini icat eden Mr. Singer. Evet, karşımda taştan yapılma bir şato vardı ve ben muradıma ermiş olmanın verdiği rahatlıkla pilota teşekkür ettim ve bir an için gözlerimi kapayıp Kaptan Swing’i, Gamlı Baykuş’u, El Ganso’yu ve Mr. Blof’u hayal ettim. Singer’in şatosunun üzerinde uçtum. Gözlerimi açtığımda, pilotun "Starboard 5" komutuyla şamandıraların arasından seyir yapan C.Tahsin’in köprüüstüne konmuştum. 



SINGER CASSTLE ON DARK ISLAND


Beni böylesine mutlu ettiği için gözünden sakındığım Kaptan Swing’in o kitabını pilota hediye ettim, Pilot da büyük bir nezaketle kabul etti. Süvari bey olanları hafif bir tebessümle seyrederken, o an sanki pilotun da Ontario Gölü'ne bakışı değişmiş gibi geldi bana,


İşte benim C.Tahsin gemisindeki ilk anım budur. Hâlâ o günkü tazeliğini koruyor.


Akay Viran

YDO Gv 81



 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page