NURİ CERRAHOĞLU - Bölüm 1
- Alper Akpeçe

- 26 May 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 27 May 2024

Armatör Mehmet Tahsin Cerrahoğlu’nun ve Hafıza Şerife Cerrahoğlu’nun oğlu olan Nuri Cerrahoğlu 1930 yılında Karadeniz Ereğlisi’nde dünyaya geldi. Robert Koleji bitirdikten sonra Amerika’da ulaştırma konusunda master yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra babasının şirketinde işletme servisinde çalışmaya başladı.
Mehmet Tahsin Bey’in küçük oğlu İrfan Cerrahoğlu da şirkette görevlendirildi. Kızı Emine Cerrahoğu ise ev hanımlığını tercih etmişti. Cerrahoğlu şirketini kardeşi İrfan Cerrahoğlu’yla yöneten Nuri Cerrahoğlu, büyük kızı Sema’yı Pakistanlı bir diplomatın oğlu Saeed Rabb ile evlendirdi. Nuri Cerrahoğlu’nun diğer kızı Nurseli, Zülfikar Ali Butto’nun oğlu Ali ile nişanlanmış, fakat bir süre sonra nişan bozulmuştu. Eşi Yüksel Cerrahoğlu ile mutlu bir yaşam süren Nuri Cerrahoğlu’nun Yeniköy’deki yalısı her zaman ünlü konuklarla dolardı. Başbakan Turgut Özal’la yakın dostluğu vardı.

İş konusunda ağabeyi İrfan Cerrahoğlu’ndan ayrıldıktan sonra, 1984 yılı başından itibaren ham petrol taşımacılığındaki yatırımlarına devam etti. Cerrahoğulları Umumi Nakliyat Vapurculuk ve Ticaret Türk Anonim Şirketi, Cerrahoğulları Umumi Nakliyat Vapurculuk Ve Ticaret Türk Anonim Şirketi, 06 Ocak 1954. Çarşamba tarihi itibarıyla “Şerife Nurseli Köseoğlu Başkan Yardımcısı Müşterek Bingül Cerrahoğlu Yönetim Kurulu Üyesi Müşterek Zahide Yüksel Cerrahoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Müşterek” kayıtlı olarak kuruldu. ilk Adresi: Esentepe, Yıldız Posta Cad. No.17 Zemin Kat. Şişli’ydi.
Nuri Cerrahoğlu 14 Ocak 1985 günü kalbindeki sıkıntılardan rahatsızlanarak Londra’da hastaneye yatırıldı. Londra’daki evini telefonla arayan BBC Muhabirine Nuri Cerrahoğlu’nun Türkiye’ye dönmeden önce sağlık kontrolünden geçmek istediği bildirildi. Gerçekte Nuri Cerrahoğlu 1982 ve 1983’de kalp krizinden dolayı hastaneye yatmıştı. Londra’da olduğu o günlerde Devlet eski bakanı İsmail Özdağlar ile iddiaların denizcilik sektörünü de etkilemesi nedeniyle, aslında en önemli konunun Basra Körfezindeki savaş ve petrol tankerinin sürekli bombalanma tehlikesi altında çalışmaları olduğu söylemiştir.
Armatör Mehmet Tahsin Cerrahoğlu’nun 40 yıllık eşi Hafıza Şerife Cerrahoğlu’nun cenazesi 2 Eylül 1977 Cuma günü Teşvikiye Camii’nde kılanan öğle namazını müteakip Zincirlikuyu’da eşinin yanında aile mezarlığına defnedildi. Bu tarihlerde “Cerrahoğulları Umumi Nakliyat Vapurculuk ve Tic. AŞ.”de, “M.Ereğli” ve “M.İstanbul” gemileri filoyu teşkil ediyordu.
Diğer oğlu İrfan Cerrahoğlu ise “Cerrahgil Denizcilik, Nakliyat Ticaret AŞ.” nin kurucusu ve genel müdürüydü.
Nuri Cerrahoğlu denizciliğin geleceği ve armatörlük hakkında izahatında; Gemi satın almak da başka bir âlem.. Muazzam ve çapraşık formaliteler, döviz yokluğu, teşebbüslerimizi, kaçırdığımız fırsatlar haline sokmaktadır. Evet her teşebbüsümüz, o daireden bu daireye, o bakanlıktan bu bakanlığa gidip gelerek eriyor. Sonunda da “Döviz yok!” diye kesip atıyorlar. Fakat, çok az mukabili kaçırdığımız milyarlar değerindeki ve milyonlarca dövizi her sene memleketimize kazandıracak bu gemileri hatırlarken, içimizin sızlamamasına imkân var mı?
Amerika’nın yok denecek bir fiyatla verdiği gemileri “Çürüktür” diye aldırmadılar. II. Dünya Harbi’nden sonra Amerika’nın bize yok denecek bir karşılıkla ve çok uzun vade ile teklif ettiği gemileri, bugün Yunanlılar dünyanın yedi denizinde çalıştırarak, memleketlerine dolar yağdırmakta ve memleketleri için faydalı olacak propagandayı sağlayarak, bayraklarını dünya üzerinde dalgalandırmaktadırlar. Bize bu gemiler teklif edildiği zaman, sivri akıllının biri, bu gemiler harp içinde bir seferlik için yapılmıştır, çürüktür, bize yaramaz, diye rapor verdiğinden; Devlet almaktan ve bize aldırmaktan vazgeçmiştir.
Bugün tonajı yüz milyonu geçmiş olan Yunan deniz ticaret filosu, durumunu bu bir seferlik gemilere medyundur. Gemi alımında aksak olan diğer bir husus da, muhakkak ki, kredi meselesidir. Denizcilik Bankası’nın bize kredi vermek vazifesi olduğu halde, bunu yapmamaktadır. Belki doğrusu da budur. Zira, banka bugün bazı hatlarda, bizimle rekabet halindedir. Bir kurumun kendisiyle rekabet halinde olan bir şirkete kredi açmayacağı tabii görülebilir. Bunu değiştirmek de, bu sebepten dolayı, kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Bize kredi açacak olan müessese, doğrudan doğruya devletin kendisi olmalıdır. Ayrıca alınan gemi, kendisini amorti edinceye kadar, vergiden muaf olmalıdır. Yeni işe başlamış olan bir armatör, kuvvetleninceye kadar, devletten her türlü yardımı görmelidir. Navlun krizleri, devlet tarafından takip edilmeli, çalışacağı, hatta ve işe göre, himaye primleri verilmelidir. Bugünkü vergilerin ağırlığı altında Türk denizciliğinin inkişafı imkânsızdır. Gemilerimizin yaşı fazla ilerlemiş olduğundan, tamir masraflarımız bir hayli kabarıktır.
Meselâ, dört senelik klas tamirlerimiz bize en azından 400 bin liraya mal olmaktadır. Buna bir de vergilerin ağırlığını ilâve ederseniz, gemilerimizi çalıştırmaya nasıl devam ettiğimiz kendiliğinden meydana çıkar. Ziraat ve inşaat alanlarında olduğu gibi, denizcilik de himaye görmelidir. Denizci milletlerin tarihlerini karıştırdığımızda, devletin himaye müessesesi daima karşımıza çıkmaktadır.
Hulâsa olarak diyebilirim ki:
1 - Bir yüksek Denizcilik Şûrası kurarak, bu topluluğa geniş selâhiyet ve imkânlar vermek. Bu şûranın başlıca vazifesi, iktidarın ileri gelenlerine, denizciliğin ne olduğunu anlatmaktır. Anlatamadıktan ve anlayamadıktan sonra hiç birşey olmasına imkân yoktur.
2 - Vergileri hafifletmek. Armatörü himaye etmek (Şûranın vazifesi).
3 - Kredi açmak. Gemi alımında yardım sağlamak (Şûranın Vazifesi).
4 - Formaliteleri azaltmak. Alım ve satım işlerini azamî on beş gün içersinde neticelendirmek
(Şûranın Vazifesi).
5 - Deniz Ticaret formalitelerini bir Bakanlığa bağlamak. Hattâ müstakil bir Deniz Ticaret Vekâleti kurmak.
Bunlar esaslardır,
Bu sorunlar halledildiği takdirde, Türk Denizciliğinin yakın zamanda, lâyık olduğu seviyeye ulaşacağına emin bulunmaktayım.
Bu izahatlar yakın tanıdığı Başbakan Turgut Özal’ın iknasında kısmen muvaffak olmuştur..
Devam edecek. …,



ex Berge Charlotte ,M.Nuri Cerrahoglu (1994-1998),Panagia Odigitria ,Mastrogiorgis
Renamed to Bintan Star
Built by Stocznia Gdynia,Poland ,8/1984 as Berge Charlotte
69,420 dwt.40,388 grt.27,873 net
Loa:248.93 m ,Draft:13.13 m,Depth:18.00 m,Beam:32.31 m
Main Engine: Sulzer 6RLA90