YAPAY ZEKA DEVLETLERİ
- Alper Akpeçe

- 22 Haz 2024
- 4 dakikada okunur
Bir paylaşımdan yola çıkarak araştırmaya başladım. Benim ilgimi çeken, uzun yıllardır aklımda olan parça parça fikirlerin, denizcilik sektörü dışından bir firma tarafından yüksek sesle ifade edilmesiydi.
Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın ABD hükümetinin Al düzenlemelerine ilişkin açıklamalarının ardından "DEL COPMLEX" isimli firmanın "BlueSea Frontier Compute Cluster: The Future of AI Innovation" isimli dikkat çeken projesidir.

Proje tanıtım sayfasında ;
Egemen ve Yüklülüksüz;
Her BSFCC, uluslararası suların derinliklerinde, düzenleyici kurumların kısıtlamalarından bağımsız, kendi egemen ulus devleti olarak faaliyet göstermektedir. Bu ağ bağlantılı devletler, yavaşlamacı söylemlerden etkilenmez ve vergiden korunma fırsatları gibi ek faydalar sunar.
Devlet olmaları, ulus devletlerin hak ve sorumluluklarını tanımlayan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) ve Montevideo Sözleşmesi aracılığıyla tanınmaktadır.
Del Complex, sınırdaki yapay zeka modellerini bu ruhla yeni, sınırsız, mavi deniz sınırına taşıyor. Düzenleyici gözetimden bağımsız BlueSea Frontier Bilgi İşlem Kümeleri, yeni nesil büyük ölçekli yapay zeka modellerini eğitmek ve dağıtmak için benzersiz fırsatlar sunuyor.
Yapay zekanın hızlı ilerlemesi, hükümet düzenlemelerinin aceleyle hazırlanmasına yol açtı. Bu kaçınılmazlığı öngören Del Complex, yelken açmaya hazır bir çözüm tasarladı. BlueSea Frontier Compute Cluster (BSFCC) — uluslararası sularda çığır açan bir girişim, en son teknolojiyi benzersiz özerklikle birleştiriyor.
Şeklinde devam ediyor. (https://delcomplex.com/blue-sea-frontier)

Montevideo Sözleşmesi'nin ana maddeleri ve özellikleri şunlardır:
1. Devletin Tanımı: Sözleşmenin 1. maddesi, bir devletin tanınması için gerekli dört temel unsuru tanımlar:
- Kalıcı bir nüfus
- Belirli bir toprak
- Bir hükümet
- Diğer devletlerle ilişkiler kurma kapasitesi
2. Egemenlik ve Eşitlik: Sözleşme, tüm devletlerin egemen ve eşit olduğunu vurgular. Hiçbir devlet, bir diğerinin iç işlerine müdahale etme hakkına sahip değildir.
3. Devletlerin Hakları ve Görevleri: Sözleşme, devletlerin diğer devletlerle barış içinde yaşama, egemenliğe saygı gösterme ve uluslararası hukuka uyma yükümlülüklerini içerir. Ayrıca, devletlerin birbirlerinin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tanıması gerektiğini belirtir.
4. Tanınma: Bir devletin tanınması, diğer devletlerin onayı olmaksızın hukuki bir gereklilik değildir. Bir devlet, diğer devletler tarafından tanınmasa bile, yukarıdaki dört unsuru sağladığında bir devlet olarak kabul edilir.
5. Uluslararası Hukuk: Sözleşme, devletlerin uluslararası hukuka uyma yükümlülüklerini vurgular ve bu hukukun, devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen temel çerçeve olduğunu belirtir.
Montevideo Sözleşmesi'nin Önemi:
• Devletlerin egemenlik haklarını ve uluslararası ilişkilerde eşitlik ilkesini vurgulayarak, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunur.
• Özellikle Latin Amerika'da devletlerin bağımsızlığını ve egemenliğini pekiştiren önemli bir belge olarak kabul edilir.
• Uluslararası hukukta devletlerin tanınması ve hakları konusunda temel bir referans noktasıdır.
Bu sözleşme, uluslararası ilişkilerde devletlerin egemenlik ve tanınma haklarını koruma altına alarak, barışçıl ve istikrarlı bir dünya düzeninin temellerini atmayı amaçlamaktadır.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS - United Nations Convention on the Law of the Sea), deniz ve okyanusların kullanımını düzenleyen uluslararası bir antlaşmadır. 1982 yılında Jamaika'nın Montego Bay kentinde kabul edilmiştir ve 1994 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, denizlerin yönetimi ve kullanımına ilişkin kapsamlı bir hukuki çerçeve sunar ve deniz kaynaklarının korunması, deniz çevresinin yönetimi ve denizcilik faaliyetlerinin düzenlenmesi gibi konuları kapsar.
UNCLOS'un Ana Maddeleri ve Özellikleri:
1. Karasuları: Sözleşmeye göre, bir devletin karasuları, kıyıdan itibaren 12 deniz miline kadar uzanan deniz alanıdır. Bu alanda devletler tam egemenlik hakkına sahiptir.
2. Bitişik Bölge: Karasuların ötesinde, 12 ile 24 deniz mili arasında yer alan bölge bitişik bölge olarak adlandırılır. Bu alanda devletler, gümrük, göç, sağlık ve çevre gibi belirli konularda denetim yetkisine sahiptir.
3. Münhasır Ekonomik Bölge (MEB): Kıyı devletlerinin 200 deniz miline kadar uzanan MEB'leri vardır. Bu bölgede, devletler deniz kaynaklarını araştırma ve kullanma hakkına sahiptir, ancak diğer devletler bu bölgede serbestçe seyrüsefer yapabilirler.
4. Kıta Sahanlığı: Kıyı devletlerinin, karasularının ötesinde, doğal uzantılarının deniz altındaki kısımları üzerinde hakları vardır. Bu haklar, deniz tabanı ve altındaki kaynakların araştırılması ve kullanılması ile ilgilidir.
5. Açık Denizler: Kıyı devletlerinin MEB'lerinin ötesindeki deniz alanları açık denizler olarak kabul edilir. Açık denizler, uluslararası sulardır ve tüm devletlerin bu alanlarda seyrüsefer, balıkçılık, denizaltı kablo ve boru hatları döşeme gibi faaliyetlerde bulunma hakkı vardır.
6. Deniz Çevresinin Korunması: UNCLOS, deniz çevresinin korunmasına yönelik çeşitli düzenlemeler içerir. Devletler, deniz kirliliğini önlemek ve deniz çevresini korumak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
7. Deniz Araştırmaları ve Teknoloji Transferi: Sözleşme, deniz araştırmalarının serbestçe yapılmasını teşvik eder ve deniz teknolojisinin transferini destekler.
8. Uyuşmazlıkların Çözümü: Sözleşme, deniz hukuku ile ilgili uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi için çeşitli mekanizmalar sunar. Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi, bu uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir rol oynar.
UNCLOS'un Önemi:
• Deniz ve okyanusların yönetimi ve kullanımı konusunda uluslararası bir hukuki çerçeve sağlar.
• Deniz çevresinin korunması ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için önemli hükümler içerir.
• Denizcilik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve deniz güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunur.
• Uluslararası işbirliğini teşvik eder ve deniz hukuku ile ilgili uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesini sağlar.
UNCLOS, deniz hukuku alanında en kapsamlı ve en önemli uluslararası antlaşmalardan biri olarak kabul edilir ve denizcilik faaliyetlerini düzenlemede temel bir rol oynamaktadır.
Yapay Zeka Devletlerinin Kurulması ve İşletilmesi için bir dizi teknik ve hukuki adım atılabilir.
Teknik Altyapı: Yüzer platformlar veya gemiler, gelişmiş AI sistemleriyle donatılmalıdır. Bu sistemler, yönetim, güvenlik, iletişim ve günlük yaşam faaliyetlerini yürütmelidir.
Hukuki Çerçeve: Uluslararası deniz hukuku ve Montevideo Sözleşmesi'ne uygun şekilde hareket edilmelidir. AI devletlerinin tanınması için uluslararası diplomatik çabalar yürütülmelidir.
Ekonomik Model: AI devletlerinin sürdürülebilir bir ekonomi modeli oluşturulmalıdır. Bu, dijital hizmetler, veri işleme, AI araştırma ve geliştirme faaliyetleri gibi alanlarda gelir elde edilerek sağlanabilir.
AI devletlerinin kurulmasının birçok avantajı bulunmaktadır:
Özgürlük ve Bağımsızlık: Ulus devletlerin sınırlamalarından bağımsız olarak AI'nin özgürce gelişmesi sağlanabilir.
Teknolojik İlerleme: AI araştırma ve geliştirme faaliyetleri, herhangi bir müdahale olmadan ilerleyebilir.
Uluslararası Tanınma: Montevideo Sözleşmesi şartlarını karşılayarak uluslararası alanda tanınma ve meşruiyet kazanılabilir.
Ancak, bu projenin uygulanmasında bazı zorluklar da bulunmaktadır:
Hukuki Zorluklar: Uluslararası deniz hukukuna uyum sağlamak ve diğer devletlerle diplomatik ilişkiler kurmak zor olabilir.
Teknik Zorluklar: Yüzer platformların inşası ve AI sistemlerinin entegrasyonu karmaşık ve çok maliyetli olabilir.
Güvenlik Zorlukları: Denizlerde güvenlik, siber güvenlik ve fiziksel güvenlik tehditleriyle başa çıkmak gerekmektedir.
AI devletleri, ulus devletlerin sınırlamalarından bağımsız olarak AI'nin özgür ve sınırsız gelişimini sağlayabilecek yenilikçi bir çözüm olarak sunulmaktadır. Montevideo Sözleşmesi şartlarını karşılayarak uluslararası alanda tanınabilir ve bu şekilde AI tabanlı bağımsız toplumların oluşturulmasına katkıda bulunabilir. Bu proje, teknolojik ilerleme ve hukuki yenilikleri bir araya getirerek gelecekteki toplumların nasıl şekillenebileceğine dair önemli bir örnek sunmaktadır. Bu model sadece AI için değil, toplulukların milliyetlerinden farklı olarak belirli konularda ilerleme kaydedebilmek için uzay filimlerinden alışık olduğumuz kolonileşme hayalinin denizler üzerinde yapılabilirliği fikrinin insanlığa çok da uzak olmadığını ortaya koymaktadır.
Yüzyıllardır insanoğlunun gökyüzüne bakarak kurguladığı başka evrenlere ulaşma isteğinin ilk basamağı, belki de dünyanın karalardan çok alanını kaplayan denizlerine açılmak olabilir.
Sevgi ve Saygılarımla
Alper Akpeçe 92’Gv



https://www.vice.com/en/article/88xk7b/del-complex-ai-training-barge
Montevideo Sözleşmesi'ne göre devlet olarak tanınmak için bazı şartlar var. Bunlardan ilki kalıcı bir nüfus, ikincisi tanımlanmış bir bölge, üçüncüsü bir hükümet ve dördüncüsü ise diğer devletlerle ilişki kurma kapasitesi olarak tanımlanıyor. Del Complex firmasına göre yüzen yapay zekâ devletleri bu şartların tamamını sağlayabilir ve hükümet ise bir yapay zekâ hükümeti olarak tasarlanabilir. Firma, ulus devletlerin yapay zekâya müdahelesine karşın etkili ama bir o kadar da tehlikeli bir fikir geliştirmiş. Fikrin hayata geçmesi durumunda yapay zekâ devletleri uluslararası suların derinliklerinde, düzenleyici kurumların kısıtlamalarından tamamen bağımsız olarak kendi egemen şekilde faaliyet gösterebilirler.
500 milyon dolar değerinde 10.000 Nvidia H100 GPU'ya sahip olan bir gemi, geleceği için tamamen yapay zekâya güvenen ilk egemen bölge olmaya aday.
Del Complex firması hükümetlerin yapay zekâ gelişimine müdahalesinin inovasyonun hızını yavaşlatmakta olduğunu düşündüğünden uluslararası sözleşmeler olan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ve devlet olma/tanınma şartını içeren Montevideo Sözleşmesi'ni çok iyi çalışmışlar. Hükümetler ulus devlet sınırları içerisinde yapay zekâya müdahale ederlerse bizde uluslararası denizlerde hiçbir müdahaleye tabii olmadan yüzer bir pozisyonda yapay zekâ devletleri kurabiliriz/geliştirebiliriz ve bu yapay zekâ devletlerini ise Montevideo Sözleşmesi şartlarını sağlayarak uluslararası olarak tanıtabiliriz fikrini benimseyen bir proje.