YDORUHU MODERASYON EKİBİ
- Alper Akpeçe

- 3 Ağu 2024
- 2 dakikada okunur
Değerli büyüklerim sevgili kardeşlerim.
26.07.2024 tarihinden beri kendimizi ifade edebilmemiz için son derece kısıtlı imkanlar sunan WhatApp sosyal mecrasında üst üste iletişim kazaları yaşanıyor.
Üzülerek takip etmemize rağmen; müdahil olmak yerine, suyun akıp yolunu bulmasını dileyerek daha çok izledik. Kim haklı kim haksız, bir fikrimiz olmasına rağmen bunu beyanın, haddimiz de, hakkımız da olmadığını düşünüyoruz. Ancak bu yazışmalar devam ederken, bir kaç hususu hatırlatmak istiyoruz.
1) YDO RUHU temel kuruluş amacı, bu ruhun yükselişi ve denizcilik konusunda etkin konumunun üst düzeye çıkarılmasına çabalamaktır. Bu amaçtan uzaklaşmamak birincil, bu ruha zarar vermemek ise "olmaz ise olmaz" temel amaç amacımızdır.
2) İletişim kazalarının temel nedeni, kendini ifade edememek, kelimeleri doğru seçememek olduğu görülüyor.
"Şirazi" 'nin sözünü tekrarlamak isteriz, "Yanlış üslup doğu sözün katilidir". Bu nedenle tüm üyelerin yazmadan önce 2 kere düşünmeleri gerektiğini düşünüyoruz.
3) YDO RUHU yazılı kuralları olan ve bu kurallar ile oluşturulacak ve yönetilebilecek bir RUH değildir. "Ruh" soyut kavram olduğuna göre, yazarken akıl ile yazarken, duygulardan da uzaklaşmamak, empati ile yazmak gerektiğine inanıyoruz.
4) Biz bu platformlarda ve moderator grubunda hiç kimseye fikirlerimizi dayatmak için yazmıyoruz. İletişim kişilerin fikirlerini paylaştığı karşılıklı bir alışveriştir. Bu nedenle dayatma şeklinde üst perdeden yaklaşımlardan uzak durmak, böyle bir şey yapılıp karşındaki kırıldığında özür dileyebilmek, bu nadide grubun herbir ferdinin önemli bir hasleti olduğuna inanıyoruz.
5) Bir camianın bütün olarak varlığını etkin bir şekilde devam ettirmesi, üyelerin bireysel menfaatlerinin önünde gelir. Bu nedenle camialarda STK veya başka yolla camia için çalışan insanların özverili, fedakar ve öncelikle "ALMADAN VERMEYİ" peşinen kabullenmiş insanlar olması beklenir.
Her demokratik çerçevede ve sınırları yasalarla belirlenen bu tip STK veya diğer örgütlerde en azından Genel Kurullara katılmak, divan kurulları, yönetim kurullarında veya yönetimde görev almak, her üyenin asli görevidir. Üzülerek uyarı mahiyetinde, bu görevini yapmayan üyelerimizin, şikayet ederken 2 kere değil, 3 kere düşünmesi gerektiğine söylemeden geçemek istemiyoruz.
Muhalif kalmak da tercih edilebilir, ancak camianın üst seviyelere evrilmesini hedefleniyor ve istiyorsak; eleştri yapıcı olmalıdır. Sadece bu sebeble, Küsmek gitmek, ayrılmak, grubu terk etmek olmaz.
Şahıslarla değil icraatlarla uğraşmak gerekir. Bu da fazla insiyatif, daha fazla zaman ayırmak, daha fazla fedakarlık demektir ki; kendimize sormamız gerekir biz bu mesaiyi vermeye hazır mıyız?
Eric Fromm'un dediği gibi ;
DAHA FAZLA ÖZGÜRLÜK İSTEMEK,
DAHA FAZLA FEDAKARLIK GEREKTİRİR
Peki hazır mıyız bu fedakarlığı yapmaya acaba?
O nedenle STK yöneticelerine yaklaşım biraz daha alt perdeden olması lazım diye düşünüyoruz. Gerçekten sonuç alınmadığı düşünülüyorsa; bireysel çabaların yetmeyeceği düşünülüyorsa, kimsenin bir Godot beklemesine (*) gerek yok. Asil ve asıl kurtarıcılarımız ayrı ayrı HEPİMİZİZ.
6) Bizlerin özellikle moderatörlüğü kabul etmiş insanlar olarak, başka bir görevimiz daha var. Bizim hedefimiz öncelikle ne olursa olsun grubun selameti için grubu bir arada tutabilecek tavır, davranış ve yaklaşımları sergileyebilmektir.
Bu nedenle moderatör grubundaki her bir üyenin ayrı ayrı sorumlulukları var. Ancak en önemlisi sebep ne olursa olsun grubu terk etmemektir.
Bizler Moderasyon Grubunda, karşılıklı fikir alışverişi ile olduğunca demokrasi çerçevesinde bir yönetim sergilemeye çalışacağız.
Tüm üyelerimizin fikir, öneri ve eleştirilerine açık olduğumuzu beyan ederiz.
Saygı ve sevgilerimizle,
Moderasyon ekibi




.
.
💙