top of page

D E M O K R A S I


DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ

1950 - 1960



14 Mayıs, 1950 günü iktidara gelen DP'nin 16 Haziran'da ilk uygulaması Türkçe okunan ezanın Arapça okunmasını sağlamak oldu. Yobaz takımının öncülüğünde kara cahil halkın desteği ile ezan bütün camilerde arapça okunmaya başladı.

C. Bayar ile A. Menderes arasında şu konuşma geçer:

C.Başkanı “alınan bu karar ile Atatürk'ün ruhuna ezinç (azap) vermiş olmuyormuyuz?”

Başbakan “ne yapalım efendim, halk böyle istiyor!!!”


Al sana demokrasi; tepe tepe kullan. Adamların DEVRİM anlayışı sakat. Devrimler toplumun isteği değildir; topluma karşın yapılır. O düzeylere gelmiş siyasetçilerin bu gerçekleri bilmesi gerekirdi.

Biz, 20 yaşlarındaki gençler, Arapça ezanı ilk kez duyuyorduk ve çok yadırgadık. Memleketimiz demokrasi ile yönertilmesinin sevinci kursağımızda kaldı. Uzak görüşlü olduğum için değil ama çok öfkelendiğim için arkadaşlarıma “bakın göreceksiniz bu adamlar ipe gidecek” dedim. Ben hiç doğru bulmadım ama ipe gittiler 10 yıl sonra.


DP'nin yanlışları sürdü gitti:


İkinci Dünya savaşını Almanlara karşı birlikte yürüten ABD ve Rusya ters ideolojileri ve kendi milli çıkarlarının çatışması sonucu siyasi didişme içine girdiler, savaş sonrasında. Rusyanın Boğazlarımız konusundaki istekleri bizi de Amerikanın yanına itti. Aslında Rusyanın bu isteği karşısında sıkıntıya kapılmamız gereksizdi. Çünkü Orta Doğu ve Akdeniz devletllerinin hiçbiri Rusyanın bu isteklerine anlayış göstermiyordu. Nitekim Rusyanın bu istekleri zaman içinde söndü.


Komünizim Kuzey Koreden dünyaya yayılmasın diye NATO kurucusu ve üyesi ABD bunları durdurmak çabası içinde; NATO üyelerinden yardım istiyor. Biz üye değiliz. Ama üyeliğe kabul edilmek için yardıma hazırız diyerek hızla 21.212 mehmetçiği Kore'ye gönderdik. (Bunların 900'ü şehit oldu.) NATO'nun öbür üyeleri bol bol savaş malzemesi gönderdi; asker göndermedi.

1934 yıllarında “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER” kuruldu.

Atatürk'e sordular : “girecek misiniz?”

Yanıt kısa ve öz: “Çağırırlarsa düşünürüz !!”

Bir milletin kişiliği böyle kazanılır diye düşünüyrum: şehit sayısı ile değil.


Yeni durum ABD'nın emperyal iştahını kabarttı. Türkiye zaten demokrasi sevdalısı olarak siyaset alanda göbek atmaya başlamıştı ve Atatürk'ün bütün dünyaya benimsettiği Türk kişiliği ve onuru hızla yitiriliyordu. Biz gençler bu gidişin Atatürk'ün kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin emperyalistlere yem olacağı gerçeğini gırtlağımız yırtılırcasına haykırıyorduk.. Türkiye'deki demokrasi bebeğinin palazlanması için Amerika bol bol süt tozu gönderdi, hem de bedava.

TC'nin kuruluşu ve Ataturk'ün çabaları ile kurulan uçak fabrikası, tank, silah vb. fabrikaların üretimini köstekleyen Amerikan yardımları başlatıldı. Önce bedava, sonra ucuz, daha sonra da ödenmesi olanak dışı kazık fiyatlar ile memleketin ekonomisi çıkmaza girdi. 1950 yılında dolar 2.80 TL. İdi. 1960'da 9 lira oldu. Bırakın 15 milyon bilinçsiz halkı, memleketin yönetimine soyunan siyasetçinin DEMOKRASİ'den ve üç kağıtçı dünya siyasetçisinden haberi yok ki !!! (Aslında var da, işine gelmiyor)


13 milyon kör cahil halkın kafasını temizlemek için girişilen DEVRİM kallkınmasını ATATÜRK bu siyasetçilerle beraber başlattı. Neymiş efendim , Şimdi DEMOKRASİ ile yönetilmeye başlamışız!!! Bazı olumsuzluklar yine demokrasi ile düzeltilebilirmiş. Gerçekler hiç de öyle gelişmiyor. Demokrasi bilincini tam anlamı ile içselleştirmemiş toplum demokrasi ile yönetilemez.

Örnek: “Türkiye”

Sadece bilinçli ve okumuş halk toplulukların vereceği oylar ile demokrasi bir toplumda uygulanabilirliğini koruyabilir. (Avrupa ülkelerinde olduğu gibi) Bu titizliği göstermeyip, bizdeki gibi orta çağdan kalmış hilafet sever ve bilgisiz bir halkın yönetimi değildir, demokrasi. Nitekim TÜRKİYE yobazların, din tacirlerinin kaynadığı bir ülked oldu artık.


Bir TeVe programında Aysun Kayacı Hanımın dediği gibi “dağdaki çoban ile benim oyum ya da bir Prof.un oyu aynı olur mu??” (bu lafı ettiği için Hanımın başı derde de girdi o zaman) Aynı olursa, o memlekette demokrasi yürümez; bizim şu anki durumumuz olur.

Bu titizliği göstermeyip bizim yaptığımız gibi demokrasiyi uygularsak 75 yıl sonra şimdi yaşadığımız duruma düşeriz. Nitekim TÜRKİYE artık yobazların, din tacirlerinin ortalıkta dolaştığı, bir çok özgürlüklerin yok olduğu bir Arap ülkesi olma yolunda. Çook yazık. !!!


2399 yıl önceki tarihi bir olayı anımsadım:

M.Ö. 399 yılında Sokrates yukarda anlatılan demokrasi çarpıklığı için aşağıdaki örneği veriyor:

Denizin ortasında seyrenden bir gemide diyelim ki, 300 yolcu ve 20 gemi mürettebatı vardır. Kaptanın ani ölümü ile gemi kaptansız kalır. Gemiyi yönetecek bir kaptan seçilmesi kararı alınır. Soru şu:

300 yolcunun seçimi mi? Yoksa 20 gemi adamının seçimi mi? daha doğrudur, yanıltıcı değildir ve isabetlidir??

Sorunun yanıtını yazmaya bile gerek yok, çünkü yanıt ortada:

Sadece bilinçli insanların vereceği oylar ile demokrasi bir toplumda uygulanabilirliğini koruyabilir. Bu titizliği göstermeyip bizim yaptığımız gibi demokrasiyi uygularsak 75 yıl sonra şimdi yaşadığımız duruma düşeriz. Nitekim TÜRKİYE artık yobazların, din tacirlerinin kaynadığı, bir çok özgürlüklerin yok olduğu bir Arap ülkesi olma yolunda. Çook yazık. !!!

**********


Şimdi aklı başında herkes kendine sorsun:

“Türkiye şu anda Demokrasi ile mi yönetiliyor?

“Evet” diyenler bir adım öne çıksın da, bize demokrasiyi anlatsalar da, biz de bilgilensek.

Demokrasi iyi yönetim biçimi ise bu millet niye aç? Yoksullukları say say bitmez... Ama yanıt hazır: Canım onlar Demokrasinin suçu değil ki!!!! Kötü adamların marifeti. İyi de, bu kötü adamları kim seçiyor?


Atatürk hayatta olsaydı bunların hiç birinin yapılmasına izin vermezdi.


Bizim siyaset cambazları 600 yıl taş devrinde bırakılmış Türk halkını bilgili ve bilinçli kılacak ATATÜRK DEVRİMLERİnin sıkı bir uygulamasını gündemde tutacakları yerde, demokrasinin işe yaramayan erdemlerini gündemde tuttular. Bırakın yobazları ve cahil halkı; Atatürk ile beraber bu devrimleri yapan ve bu devrimlerin yobazlara ve cahilliğe karşı yapıldığını çok iyi bilen devrimci takım, devrimlerin gelecrğini sağlama almadan demokrasiye geçiılmesinin erken olacağını Atatürk'ün başkanlığı sırasında pek çok kere dile getırıldıği bilindiği halde demokrasiye erken geçilme hatası yapıldı. Bu grubun bir kısmı Atatürkçü görünmesine karşin kötü niyetli siyasiler, bir kısmı da yapılanın ne olduğunu gerektiği kadar kavrayamayanlar.


***********



Artık ezan minarelerden Arapça gürlüyordu. Al sana demokrasi, bozdur bozdur harca. Atatürkçü siyasilerimiz bu kötü başlangıcı yine demokrasinin önleyeceği inancı ile içleri rahattı.!! 1990'lı yılların başında da Laikliği koruyan 163 sayılı kanun kaldırıldı. Hâlâ demokrasi düşü görenler bir türlü uyanamadı.

Devrimler Türkiye Cumhuriyeti binasının temelleriydi. Ezanın serbest bırakılması ile Cumhuriyet binasında ilk darbeyi alan binanın temeli oldu. Cumhuriyet binasının yıkılması kaçınılmazdı artık. Bu gün işte bizler bu yıkımı yaşamaktayız.


Aslında rahmetli olduğu 1974 yılına kadar İsmet İnönü tek parti CHP ile memleketin başında kalsaydı, bu süre içinde devrimler oturur, halk bilinçlenir ve demokrasiye geçiş daha zararsız olurdu, belki!!!

**********


Amerika Başkanı Eisenhower (Ike) 1957 yılında Türkiye'yi ziyaret etti. Adnan Menderesin sırtını sıvazlayarak “sizi küçük Amerika yapalım” dedi, tatlı bir gülücükle. Yaptı da,” Küçüldük küçüldük, cepte metelik kalmadı. Nasıl olsa ABD veriyor diye sen kendi üretimini aşırı kısarsan Uluslararası Ortamda popon böyle açıkta kalır.

ATATÜRK TÜRKİYESİnin Başbakanı ve Dış İşler Bakanı 1957 yılında Amerika Başkanına gittiler, biraz borç para dilenmek için. Fakat Ike'ın çok daha önemli işleri vardı. Konuklarını hemen görüşmeye alamadı. Kapıda galiba 1-2 saat bekletildikten sonra Başbakanımız ve Dış İşleri Bakanımız ret yanıtı ile memlekete döndü.

Bu durumda Adnan Menderes Rusya'ya göz kırptı. Göz kırpmak bedava olmadı; 1960 ihtilali oldu., idamlarla acılandırılarak.


Sağlıcakla Kalın Değerli Okuldaşlarım.


İlhan Özerdim (53 Mk.)

15 Haz. 2026


 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page