Sun Tzu - Bölüm 3
- Alper Akpeçe

- 21 Tem 2024
- 3 dakikada okunur
Tüm bu bilgiler (Bölüm 1/2) ve stratejileri günümüz dünyasına adapte ederek uygulamak mümkündür. Bu düşünceyle, “Sun Tzu Savaş Sanatı”, günümüzde uygulanan “rekabet prensipleri” ve yönetim teknikleri ile birlikte düşünülerek aşağıdaki ilkeler ortaya konabilir:
1. Stratejilerin Planlanması ve Liderlik
2. Kaynaklar Planlanması ve Rekabet Faaliyetleri
3. Rekabet Stratejileri
4. Konumlanma, Hedefler, Güçlü ve Zayıf Yönler
5. Zamanlama
6. Pazar Durumu ve Şartların Kontrolü
7. Çatışma Yönetimi
8. Esneklik ve Adaptasyon
9. Gözlem ve Manevra
10. Rekabet ve Hataların Nedenleri
11. Rekabet ve Saldırı Stratejileri
12. Fırsatlar ve Karar
13. Akıl ve Bilgi
Bir savaşın 13 farklı bakış açısını değerlendirerek, yaşadığınız hayatta kendinize daha iyi nasıl liderlik edebileceğiniz üzerine bir takım ipuçlarına sahip olabilirsiniz:
1. Savaşta, manevra ve şartların yanı sıra beş temel nokta vardır ve bunlar bir liderin bilmesi gereken temel konulardır. Bunları bilen lider zafere ulaşır, yenilgiye uğramaz:
- “Yol” (Uygun yönetme biçimi; egemen otorite dürüst olursa halk birlik olur, tehlikeden korkmaz, hayatlarını liderlerine hizmet etmeye adarlar.)
- “Hava” (Yin ve Yang; sıcak ve soğuk; zaman ve mevsim.)
- “Arazi” (Mesafe, doğa, boyut, stratejik pozisyon.)
- “Komutan” (Zeka, doğruluk, cömertlik, cesaret ve sıkı disiplin.)
- “Disiplin” (Birliklerin bölünmesi ve belli bir düzen kurulması.)
2. Savaş manevralar üzerine kuruludur. Savaşmaya hazırsanız henüz hazır değilmişsiniz havası yaratın. Düşmana yaklaştığınızda uzakmışsınız gibi görünün. Uzaktaysanız yakınmışsınız hissi verin. Düşmana küçük bir avantaj vererek onun aklını çelin. Kafasını karıştırın ve onu ele geçirin. Ortada bir kusur olsa bile her şey kusursuzmuş izlenimi yaratarak düşmanı korkutun. Güçlü görünün, düşmanın sizden uzak durmasını sağlayın. Onu kızdırın, planlarını altüst edin. Kendinizi yetersiz gösterin ve sizi küçümsemesini sağlayın. Düşman çok güçlüyse onu bitkin düşürün; birlik içindeyse bölmeye çalışın. Zayıf noktalarına saldırın ve beklenmedik yerlerde ortaya çıkın.
3. Akıllı bir komutan düşmandan beslenmeye gayret eder. Düşmanın pirincinin bir balyası, kendi yük arabalarınızdaki yirmi balyaya denktir; düşmanın bir çuval yemi de sizin yirmi çuvalınıza denktir.
4. Savaşın amacı zaferdir; ustaca yürütülmüş de olsa uzun operasyonlar değildir. Savaş kanunlarına göre bir ülkeyi top tüfek ve kılıçla yenilgiye uğratmaktan daha iyi bir yöntem o ülkeyi hiç çatışmadan ele geçirmektir.
5. Zaferin görülebileceği beş durum vardır:
- Komutan ne zaman savaşıp ne zaman savaşmayacağını bilirse.
- Ne zaman çok, ne zaman az sayıda asker kullanacağını bilirse.
- Hükümet ve halk fikir birliği içindeyse.
- Devlet hazırlıklıysa ve saldırı için düşmanın savunmasız anını tercih ederse.
- Komutan tecrübeliyse ve hükümdar araya girmezse.
6. Eski savaşçılar önce ordularının yenilmezliğini sağlar, sonra da düşmanı yenmek için fırsat kollarlardı.
7. Belli bir taktik sayesinde zafer elde edilmişse bunu tekrarlamayın. İçinde bulunduğunuz koşullara göre taktiklerinizi çeşitlendirin. Ordu suya benzer. Su yüksek yerlerden çukura doğru akar. Ordu da güce sırt çevirip boşluğa saldırır. Suyun akışı zeminin şekline göre düzenlenir. Zafer, düşmanın durumuna uyumlu hareket ederek kazanılır. Suyun akış düzeni belirsizdir; aynı şekilde savaşın ruhu da durağan değildir. Taktiklerini düşmana uyumlu biçimde değiştiren, dolayısıyla duruma hakim olan lidere savaş tanrısı denebilir.
8. Bir komutan şu beş tehlikeli hataya karşı kendini savunmalıdır:
- Düşüncesiz cesaret, ölüme götürür.
- Aşırı temkin, tutsaklığa götürür.
- Asabiyet, saldırı getirir.
- Aşırı kendine güven, utanca götürür.
- Birlikleri aşırı takdir, zorluklara yol açar.
9. Hükümdar öfkeye kapılarak komutan da tutkusuna yeni düşerek savaşa girmemelidir. Çünkü bir anlık öfke geçebilir, tutku memnuniyete dönüşebilir, ancak ülke bir kez altüst oldu mu tekrar ayağa kalkması zordur, ölenler ise tekrar hayata döndürülemez. Dolayısıyla sağduyulu bir hükümdar ihtiyatlı, iyi bir komutan da dikkatli olmalıdır. Ülkeyi güvende, orduyu güçlü tutmanın yolu budur.

Sun-Tzu’nun Harp Sanatı adlı eseri, yeryüzünde yazılmış en eski askeri eser diye bilinmektedir. Bu eser Sun-Tzu’nun yaşadığı dönemde ve daha sonraki dönemlerde her zaman önemini korumuştur. Hatta Mao Tzse Tung’un teorilerinin ve Çin ordusunun doktrininin esasını teşkil ettiği de iddia edilmektedir.
Sun-Tzu’nun harp sanatı adlı eserinin batı üle ve orduları ile tanışması ise 1772 yılında Fransızca’ya tercüme edilmesiyle olmuştur. Sonraki yıllarda çeşitli ülke orduları ve askeri okullarda okutulmuş, askeri stratejistlere ilham kaynağı olmuştur.
Sun-Tzu yazılarında moralin, lojistiğin ve istihbaratın önemini kavrayarak vurgulamıştır. O mükemmel bir planlamanın gerekli olduğu ve zaferin muharebeden önce kazanılması gerektiğine inanmıştır. Sun-Tzu, uzun zaman sürelerinde icra edilen harplerin hiçbir devlete kazanç sağlamayacağını iddia etmiştir.
Sun-Tzu’ya göre harpte zafer, harbi başlatma inisiyatifini elde bulunduran, büyük ve küçük birlikleri sevk ve idare edebilecek kabiliyette komutanlara sahip bulunan, bütün birliklerinde ve personelinde üstün morali sağlayabilen, baskını temin edebilen, harbin sevk ve idaresinde politikacıların müdahalesinden uzak kalabilen tarafın olacaktır.
Harpte zekanın, kurnazlığın ve dolaylı stratejilerin egemen olduğuna inanan Sun-Tzu’nun askeri liderlik konusundaki düşünceleri de değerini korumaktır.
“Savaş Sanatı” kitabı, ilerlediğimiz hayatlar hangi yönde olursa olsun, “yaşam savaşı” veren her birimiz için kaliteli stratejik bilgiler içeren bir modern bilgelik kavramıdır.
"Lider; kendi soğukkanlı olduğu gibi ekibinde yaşanacak panik, ayrışma ve kriz gibi durumları yönetmelidir". Çağlar boyunca zaferlere yol gösteren bu kitap, yaşama farklı bir bakış açısı olarak değerlendirilmelidir.
Sevgi ve Saygılarımla,
Alper Akpeçe Gv'92



Yorumlar