top of page

DÜNYANIN KAPISI DENİZLER

25 dakika önce
4 dakikada okunur

Evrenin kilitsiz açık kapısı denizlerdir. Kapı açık. Başta Hollanda, Portekiz, İspanya, İngiltere denize açılmış, kıtalar keşfetmiş, ticaret yollarını karadan denize taşımışlar ve medeniyetlerini, konuştukları dillerini o topraklara yaymışlar.


Kökü Orta Asya steplerine dayanan ecdadımız Anadolu’ya gelip açık deniz kapısına kilit vurmuş. Düşünebiliyor musunuz Osmanlı bütün deniz imkanlarını, kazançlarını kapitülasyonlarla başta Fransa olmak üzere İngiltere, İtalya ve diğer Avrupa ülkelerine ikram etmiş.


Osmanlı hiçbir dönemde denizi öne çıkarmamış. Düzenli bir donanmayı Barbaros Akdeniz’i haraca kesinceye kadar düşünmemiş. Kendi topraklarını korumak için Barbaros’u ikna edip bünyesine almış.


Akdeniz’de ki başarıları da bu dönemdir. Bu arada Gelibolulu bir balıkçının oğlu olan “Piri Reis” denizin ve denizciliğin ilim olduğunu keşfetmiş, o günkü şartlarda haritalar çizmiş daha ilerisi “ Kitab-ı Bahriye” kitabıyla denizcilere yön vermiştir.


Sonuç, saray entrikaları neticesinde padişah emriyle Kahire’de asılmış. Eh, bu memlekette meyve veren ağaç taşlanır.


Bu arada Osmanlı sarayında coğrafya pek bilinmiyordu. Rus donanması 1770 yılında Çeşme’de donanmayı yaktı. Bütün saray şaşırdı. Rusların Baltık’tan gelip Cebelitarık boğazından geçip Çeşme’ye gelişini hurafelere bağladılar.


Daha önemlisi Abdülhamit Han darbe korkusundan donanmayı Haliç’e kapattı ve çürüttü. Ruslara karşı İngiliz Donanması Osmanlıya yardıma geldi ve karşılığında “ Kıbrıs Adası”nı aldılar. (Kaynak Reşat Ekrem Koçu)


Birçok konferansta, tartışmada denizci olamayışımızı ülkenin denizi geç tanımasına bağlarlar ve tarımı öne çıkararak “Coğrafya kaderdir” derler.Coğrafya hiçbir zaman kader değildir. O coğrafyada yaşayan insanları bilinçlendirmeyip kaderlerine terk etmek kaderdir. O

coğrafyada yaşayan insanları eğitip, önlerini görmeleri ve kaderlerine isyan etmesiyle kader olmaktan çıkar.


Bünyesel yapı olarak Türk insanı denizci olarak zorlandı, beceremedi diye düşünülür. Bir yerde bu görüşe katılıyorum. Denizcinin işi hayatını ele geçirir. Karaya çıktığı zaman kendi hayatı etrafında adeta bir duvar oluşur. O duvar yıkıldığı zaman deniz hayatı da biter. O duvar yıkılmadıkça iyot kokusu burnundan eksik olmaz.


Denizci ne karanın ne denizin insanıdır. Bütün denizcilerin paylaştığı o tuhaf duygu, karadan nefret etsek de bir gün karada bir iş bulmaktır. Aile özlemi başta, uzun süreli seferler deniz insanını giderek karadaki yaşantıyı düşlemeye zorlar.


Deniz hayatı ve yaşananlar deniz insanını katılaştırır. Bir de yaşamın getirdikleri vardır. Bunlarla mutlaka ilgilenmek ihtiyacı duyuyorsunuz ve kendinizi yükümlü kabul ediyorsunuz. Çünkü burada yaşanmışlığın emek, mücadele, bir şey üretme veya bir şeye dur deme düzleminde bir karşılığı olmalı diyorsunuz ve bir misyon yükleniyorsunuz, pozisyon

alıyorsunuz. Ya da sizin iradeniz dışında size bir şeyler yükleniyor. Deniz hayatı içinde mücadele veya amiyane tabirle kavga başlıyor. Mücadele yerine göre mutluluktur. Ama mücadeleye tam olarak katılırsanız.


Ne diyordu Foça’lı ünlü şairimiz Ataol Behramoğlu “ Kavgaya gireceksen tüm gövdenle gireceksin”.


Denizde mücadele ne yönde olursa olsun insanı saygınlaştırır. Mücadelenin dışında kalmak, asalak olmaktır. Ya da tek yönlü olmak hayata ilgi duymadan bananeci olmaktır. Mücadele ayrıca üretken olmak, yön vermektir. Etrafınızdakilerin bilmediklerini ortaya koymaktır. Fikirler üretmektir. Dünyayı fikirler şekillendirir. Bu arada etrafınızdakilerin sizi

ne kadar anlayıp öne çıkardığı da önemlidir.


Denizde disiplin ve dikkatli çalışma en önde gelir. Denizci olma sanatı hiçbir şeyi şansa bırakmamaktır. Zekana güvenip ben bunu hallederimdersen yanılırsın. Zeka bir bonustur. Önemli olan çalışma ve disiplindir. Aklın varsa çalışırsın. Zekanı da ekstra kullanırsın. Zeka bir anlamda arabanın hızıdır. Akıl direksiyondur. Aklını kullanmazsan duvara çarparsın.

Deniz hayatının zorlukları, sıkıntılarını dışarıda da çok konuştuk, tartıştık.


Yakın dostum Rus kaptan Igor’un değerli eşi Svetlana (Fizik öğretmeni, müzik ve dans tutkunu, İngilizce ve İspanyolcayı kusursuz konuşan, eşi kadar denizci bir hanım) şöyle açıkladı.


Denizci önce “ self confidence” ( kendine güven duyacak) sonra “ self defense”( kendini savunabilecek). Sonra devam etti :”


Denizde hayat “ dans” gibidir. Dans sırasında sadece müzik ve karşındaki enerjinin sana hissettirdikleri ile ilgilen. Şayet kafanın içinde başka şeyler varsa dans edemezsin”. Bence deniz hayatının gerçek tarifi.


Buraya kadar 45 senelik deniz hayatımda zabit olarak, kaptan olarak, kılavuz kaptan olarak yaşadıklarımı, his ve duygularımı açıklamaya çalıştım.


Seneler akıp gitti. Daha gelişmiş, önünü gören bir denizci jenerasyonu bayrağı devraldı mı veya alacak mı? Üzgünüm, gördüklerim ve yaşadıklarım beni olumsuz etkiledi.

Dijitale batmış bir nesil. Hepsi diyemeyeceğim ama çoğunluğu mecburen önlerine konulan yolu seçmiş. Bu yol maalesef bütün tutkuları olan “ para” (Ş.B.) Ama kaynak eğitim. İdeal, gelecek, mesleğe fayda olarak hiçbir şey verilmiyor, anlatılmıyor. yetiştirilme düzeni veya eğitim şekli idealleri kenara atıyor. Ve çok üzgünüm “ global düzenin” insanları ortaya çıkıyor.

Yakın zamanda büyük facialar yaşadık. Kıbrıs’tan kalkan katamaran yolcu botu limanın dışında battı. Birçok yolcu kayboldu. Bu resmen DENETİMSİZLİĞİN GETİRDİĞİ SKANDAL. Daha acısı yolcular kaderlerine terk edilirken başta Honduras sertifikalı kaptan ve altı mürettebat tekneyi ilk terkedenlerdi.


Merak ediyorum, Honduras sertifikalı kaptan haritada Honduras’ın yerini gösterebilir mi?1969 senesi Şubat ayı. Okulda talebeyim. Acıyla sarsıldık. D.B. Deniz Nakliyat gemisi “ Amasya Şilebi” Biscay’de battı.


“ Süvari Bey


BURHANETTİN IŞIN (Y.D.O 1949 mezunu) bütün personelini lifeboat'lara bindirip kendisi gemisiyle sulara gömüldü.


1991 senesi kendisini yakından tanıdığım sevgili ağabeyimiz “SAİT OTARCI (1951 Y.D.O mezunu) Kaptan özel bir şirketin dökmeci gemisinin süvarisiydi. Gemisi Hint Okyanusunda Güney Kore bayraklı bir gemiyle sabaha karşı çatışıyor. Gemi ağır hasar alıyor. Bu arada değerli eşi NAHİDE HANIM da gemide. Başta eşine eliyle lifejacket giydirip mürettebatı boatlara bindiriyor, kendisi tek başına gemiyi karaya oturtmaya çalışıyor. Maalesef olmuyor ve gemisiyle beraber Hint Okyanusunun sularında kaynayıp gidiyor. 10 yıl sonra naaşı bulunuyor.


Oğlu Fuat Otarcı da kaptan (1982 Y.D.O) annesiyle beraber bütün uğraşlarına rağmen naaşı Türkiye’ye getiremiyorlar. Mezarı “ Rasal baraj köyünde”.


Eşinin sözleri : Gemi batarken o dimdik ayaktaydı. Bizleri kurtardı o batan gemisini terk etmedi. Mürettebatı Belçika harp gemisi kurtarıyor. Oğlu Fuat kaptan seneler sonra “ Amiral Şükrü Okan” gemisiyle o bölgeden geçerken önce saygı duruşunda bulunuyor sonra babasının çok sevdiği bir şişe rakıyı denize fırlatıyor. Kim bilir belki bey baba o akşam bizim şerefimize kadeh kaldırmıştır.


Ne kadar tutmaya çalışsam da tutamam göz yaşlarımı firar ederler. Herkes kendi hikayesinin kahramanıdır. Bu kaptan ağabeylerimizin yaşadıkları onları çok aştı. Bizim kalplerimizin kahramanı oldular.


Denizci olarak değerlerimize sahip çıkmalıyız. Daima gelişen bir akış içinde yaratıcılık işlevini kendisiyle birlikte sürdürebilmek denizin koşuludur.


Unutmayın insan, değer yaratan, değerlendirebilen bir varlıktır. Ayrıca denizler bize imkansız ile mümkünün arasındaki farkın insan kararlılığında ve çabasında yattığını öğretti. Ben maalesef bu jenerasyonda kararlılığı az gördüm, umarım ve dilerim ki Honduras

sertifikalı kaptanların olmadığı, kılavuzluk mesleğinin piyasaya peşkeş çekilmediği ve deniz emekçisinin emeğine sahip çıkıldığı günler görürüz.


Sonuç: Eski bir denizci görüşüdür. 40 derece enlemin altında kanun yoktur. 50 derece enlemin altında tanrı yoktur. Biz hangi enlemin altındayız ? …… düşünüyorum.


Saçlarımdaki aklar yorulduğumdan değil,

İçimizde fırtınalar koparken dışarıya susuşumuzdan.

Eksildikçe çoğalırdık, kırıldıkça büyürdük.

Şimdi bir çay kokusunda arıyorum eski neşemizi.


Giden gençliğe değil, YARIM KALAN UMUTLARA YANARAK.


Kaptan

M.Ali SÖKMEN


denizler

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Bize Ulaşın

YDO RUHU

Bu sayfada görmek istediklerinizi,

Fikirlerinizi Bizimle Paylaşın   

YDO okul brövesi

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

bottom of page