Bağlama Limanı
- Alper Akpeçe

- 26 Eki 2025
- 2 dakikada okunur
Dostoyevski’nin “İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman; ayrılmalarına yakın zamandır.” sözü, denizcilerin yüreğinde derin bir yankı bulur. Çünkü onların hayatı, ayrılıkların en gerçeğiyle, bekleyişlerin en sessiziyle yazılır.

Bir gemi kalkar limandan…
Rüzgâr, bir yanına umut yükler, öbür yanına özlem.
Geriye kalan limanda sessizlik çöker; Ayrılığın Limanında sadece martılar bağırır, dalgalar konuşur.
O an, insan en çok tanır sevdiğiklerini, bir kez daha tanışır kendisiyle, ne kadar sevdiğini, ne kadar alıştığını, ne kadar eksileceğini…
Ayrılık, bir aynadır; hem gidenin yüzünü, hem bekleyenin kalbini gösterir.
O gemi kalkarken limandan, Rüzgâr hafifse umut taşır, sertse sessiz bir endişe… Ama her seferinde bir şey eksilir geride kalan limanda; bir gülüş, bir ses, bir elin sıcaklığı. O an — tam o an — birbirini en çok tanır insanlar. Çünkü o kısa veda anında, gözlerin içinde saklı kalmış bütün sevgiler, söylenememiş bütün cümleler, maskesiz ve çıplak bir şekilde görünür olur.
Denizci bilir; gemi demir aldığında yalnızca demir kopmaz, bir parça da kalp kopar, geride kalır. Geride kalanlar da bilir; rüzgârın yönü ne olursa olsun, o kalp denizde bir yerlerde atmaya devam eder. Ayrılık, iki taraf için de bir sınavdır — biri dalgalarla savaşır, diğeri sessizlikle.
Denizde geçen aylar, kaptan köşkünde, makine dairesinde, güvertede her an; bir ailenin geleceğine, bir çocuğun okul masrafına, bir eşin huzurlu uykusuna, bir annenin duasına dönüşür. Bu fedakârlığın karşısında, karada kalanların da sessiz bir kahramanlığı vardır. Geceleri telefon başında, takvime gün çizen, her fırtına haberinde kalbi sıkışan, ama hiçbir zaman “yeter artık” demeyen bir sabırla…
Denizcinin yüreği dalgalarla yoğrulur, ama onu hayatta tutan — geride kalanların dirayetidir. Onlar olmasa, hiçbir gemi limana varmaz. Denizci ne kadar uzaklaşsa da, yönünü bulduğu pusula hep evde kalanların sevgisidir.
Ayrılıklar, denizcilerin ve ailelerinin hayatında bir son değil, her defasında yeniden atılan bağın bir öncekine eklenmesidir. Ayrılanın cesaretiyle, bekleyenin sabrıyla…Denizci kadar, onları bekleyenler de kahramandır. Denizci ailesi olmak — uzak kalmak değil, birbirine mesafeler ötesinden bile sarılabilmektir.
Bir de, kendi Bağlama Limanına dönüş yolu… ve eve o dönüşün tarifsiz mutluluğu...
Sevgi ve Denizci ailelerine Sonsuz Saygılarımla,
Alper Akpeçe



Yorumlar